English Home'un önünden geçerken love vitrinden bana göz kırpınca, hemen içeriye girip onu alıp yoluma öyle devam ettim. Ofisten çıkınca 50 m ileride bu mağazanın olması da benim şansım, hergün uğramasam bile vitrinine göz atmak yetiyor :) İçeri girincede orda çiçekli nevresimler, yumuşacık battaniyeler ile süslenmiş yatağa uzanmaktan kendimi zor alıkoyuyorum. Nasılda rahat ve şirin gözüküyor.
Şimdilik love rafta oturuyor, ama onun için dar raflardan alıp, üstünde duvara yaslayacağım, bunun içinde bir Ikea gezisi şart :)
Baykuşları fazla sevmem ama bununla aşk yaşıyorum. Hatta elime alıp bu boyutlarda ama canlı olsan diye aklımdan da geçirdim. Evde pıt pıt yürüdüğünü hayal ediyorumda, çok şeker. Böyle canlanmasını istediğim bir kaç tane daha süsüm var, düşüncesi çok güzel geliyor ama gerçekleşirserse de fazla yaşamam herhalde.











