Sabırsızlıkla beklediğim düğünde tatilde bitti, şehrimize geri döndük. Evlilik törenlerinde anne babalara söz geçiremeyince yolda görsek tanımayacağımız uzak akrabalar, tanıdıklar düğünde oluyor ama sünnet düğününde karar size ait, yakın akrabalar ve sevdikleriniz ile beraber oluyorsunuz. Böyle olunca düğün bu zamana kadar en çok eğlendiğim düğün oldu rüya gibi geçti.
Tatil ise tadımlık gibi geldi geçti, tabiki 1 hafta yetmedi. Otel Marmaris'in en güzel koylarından biri olan Çiftlik Koyu'nda. Bol virajlı yollardan gidilsede, bu güzel berrak deniz için değer :) Tabi virajlı yolu göze alamayınca sadece bi akşam Marmaris'e indik. Bodrum, Cunda adası'ndaki gibi bir çarşı beklerken, bulduğum kapalı çarşısı beni hayal kırıklığına uğrattı. Marmaris merkezini pek sevmedim diyebilirim.
Birdahad a koydan hiç ayrılmadık. Tatil benim için; deniz şezlong arada su kaydırağından ibaret oldu :) Koyda biz, diğer ucunda da bir kaç restaurant vardı. Haziran başında tatile gidince; ilk günler tesis oldukça sakindi. Bu sakinliğe alışınca son günler gelen gruplara düşman gözüyle bakmaya başladım :) Malum her gelen insan sranın uzaması demek tabi :)
Çocuklu tatil ise çok zevkliydi. Mert otelin maskotu oldu. Öğle uykusuna gittiğinde bile özledik, çabuk uyansa diye sabırsızlandık :)
Tatil boyunca haftasonu kaçamağı için İstanbul'a yakın yerler düşündüm. Ve deniz alır götürür mantığı ile her pisliği denize akıtıp Marmara Denizi'ni mahfeden nesilin bol bol kulaklarını çınlattım...
Tatilde iken sanki hayat durmuş, herşey deniz güneş kumdan ibaretmiş gibi geliyor. İstanbul'daki hayat işler ne kadar uzak geliyor...
Bu kadar uzaklaşmışken; a tatil beldelerine yakın diye İzmir'e mi taşınsak diye düşündüm. Yada Bodrum'a yerleşmek nasıl olur dedim. Sonunda gene İstanbul'da kaldım... Böyle hayellerle tatil bitti, bügün ise ofis hayatına geri döndüm.
Özlemişim buraya yazmayı sizleri okumayı, budaböyle daldan dala bir yazı oldu....














































