31 Mart 2010 Çarşamba

Laleler



Bu sabah yolda gelirken gördüm 2 - 18 Nisan'da laler İstanbul'u süsleyecek.  Son 3 yıldır maalesef laleleri sadece Maslak yolunda ekildiği kadarı ile görebildim. Emirgan'a gittiğimizde, bitmiş oluyordu. Ama bu sene kaçarı yok artık, eşimede söyledim sen gelmesende ben kesin gidicem diye. Hatta sonraya bırakmakta yok,  haftasonu Emirgan'dayım laleleri solmadan görücem artık :)

28 Mart 2010 Pazar

Internet Bağımlılığı


Internetten uzak iki gün iyi geldi. Bol gezmeli, yüzyüze iletişimli aileli, arkadaşlı güzel bir hafta sonuydu. Bazen böyle kısa da olsa uzak kalmak iyi oluyor sanki. Bütün gün bilgisayar başında eve gelince ilk iş laptopun açılması. Arada bakmasak bile yatana kadar laptopun kapanmaması düşününce kötü gibi sanki. 

Evlendendiğimizde ( 2003'de ) evde internet bağlantısına gerek olmadığını düşünmüştük, 2 yıl sonra birşey merak ettiğimizde falan bak şimdi internet olsa bakardık deyip, sınırlı bağlattık. 1 yıl sonrada kota devamlı aşmaya başlayınca sınırsıza geçtik. Şimdilik telefondan internete bağlanmıyorum, gereksiz geliyor, ama yakında oda gerekli gelmeye başlar :) Ama iki günde bile özlemişim.


P.S resim alakasız ama çiçek görmek istedim sayfamda :)

25 Mart 2010 Perşembe

Bir Hayalim Var



Orta okuldan beri bir hayalim var. Sınırsız alışveriş hakkı istiyorum :)) Beğendiğim her şeyi etiketine hiç bakmadan almak istiyorum. Poşetleri kendim taşımayı severim, ama okadar çok olsunlarki onları taşıyacak birine de ihtiyaç duyuyum.

Alış verişe çıktığımda ihtiyaçlarımın öncelik sırasına göre alış veriş yaparım. Bazen de çok ihtiyacım olmasada indirimde görünce aldıklarım olur. Bazen nedensiz sıkıntılarım olur, o ozaman en iyi gelen şey alışveriş yapmaktır. Eşim bile bu durumu öğrendi artık, hadi gel neşeni yerine getirelim diye Istinye Park'a doğru yola çıkarır beni hemen.

Son Istinye Park gezisi iyi gelmedi ama bu sefer, çünkü beğendiğim çok fazla şey vardı. Hemen bir öncelik listesi yaptım. Sırayla benim olurlar inşallah :)

. 

22 Mart 2010 Pazartesi

Haftasonu

Üç aydır her cuma gittiğimiz tiyatronun yerini artık  kurs aldı. Cumarteside arkadaş ziyaretine gidince bu hafta yeni oyun izleyemedik. Bir önceki yazımın üstüne denk geldiği için yazmadan geçemeyeceğim. 4 aylık yeni evli çiftimiz, ev iş güç arasında hayatın monotonlaştığından bahsediyordu. 4 ay  böyle düşünmeye  başlamak için çor erken geldi bana. Umarım düzelirler.

 Pazar günü 13:00'den 19:00'a kadar ders çalıştık. Güzel güneşli havaya inat hiç sıkılmadan çalışabildik.

Ben okuldada ÖSS için gittiğim kursda da dersde çok sıkılırdım. Dersin yarısını başka şeylerle uğraşarak geçirirdim. Şimdi ise sıkılmak bir yana dersin nasıl geçtiğini anlamıyorum. Hatta hiç sevmediğim coğrafyayı bile sevmeye başladım. Bu durum 29 yaşın verdiği bir olgunluk mu yoksa kursun parasını kendimizin ödemesinden mi kaynaklanıyor bilmiyorum :)

19 Mart 2010 Cuma

Süpriz



Her cuma sabahı neşeli uyanmama ek olarak bu sabah aşkım neşeme sevinç de kattı. Dün akşam küçük bir kırgınlık yaşamaştık. Sabah kalktım elimi yüzü yıkamak için banyoya gittiğimde 20 kadar post-it vardı. Her biri belli bir sırayı takip eden üstünde güzel notların olduğu yazılar.

Benim aşkım böyledir zaten, beni kırsada sonra ben haklıysam, kendi düşündüğü zaman farkına varır ve gönlümü alır. Bizde inat yoktur, kavga asla olmaz. Kırgınlıklar ve ufak çaplı tartışmalar olur sadece. Geri dönüşü olmayan ağır sözler söylenmez asla. Bu yüzden, 3 yıl flört + 7 yıl evlilik toplamda 10 yıllık bir ilişki olmasına rağmen, arkadaşlarımız hala ilk günkü gibi olduğumuzu düşünürler. Kendinize uyan birini bulduğunuz zaman aşk hiç bir zaman bitmez bence.

18 Mart 2010 Perşembe

Anne Yarısı

Ablama çok düşkünümdür. Hamile olduğunu eniştemden sonra ilk bana söylemişti. Haberi aldığım andan itibaren, aynı sevgiyi yeğenimede duymaya başlamıştım. Teyze olduğumda 19 yaşındaydım. Doğumdan sonra prensesi kucağıma aldığımda çok farklı bir duygu hissetmiştim. Tarif edemiyorum bile.

2 yaşlarındayken havuza gittiklerinde devamlı ablamı arardım. Kolluk taksanda simitte tak, kenarda yürüken düşer falan diye. Ablam bunalırdı belki, ama napıyım o anne ise bende anne yarısıyım :)) onun kadar bende seviyorum onları

Sevgi verildiği zaman karşılığını muhakkak alıyor. Şuan sevgi sıralamasında yeğenim beni anne babasından sonra 3. sıraya koyuyor. Hatta onlara kızdığı zaman 1. sıraya çıkıyorum :)) Kız çocukları biraz büyüyünce anneye teyzeye arkadaş oluyor. Artık 11 yaşında, beraber mağazaları geziyoruz, modadan konuşuyoruz kahve eşliğinde dedikodu  bile yapıyoruz. Birde 7 yaşında erkek yeğenim var, onunla da maç yapıp ps oynuyoruz. Ama o muhabette baba ve eniştesini tercih ediyor. Bu yaşta bile kızsal mevzular ilgisini çekmiyor.

Ablamla ben amca ve teyzemize çok düşkünüzdür. Her zaman bize destek oldular. Bizim için bir anne ve babaydılar. Aynı ilişkiyi bende yeğenlerimle kurmak istedim ve başardım sanıyorum. Biraz daha büyüyüp te bunları okuduklarında burdan da görsünler istiyorum; teyzeleri onları her şeyden çok seviyor ve her zaman yanlarında olucak.

16 Mart 2010 Salı

Yeniden Öğrenci Olmak




7 yıl önce son finalllere çalışırken bitti artık bir daha ders yok demiştim. Hatta beynimi nasıl şartlandırdıysam çalışmamaya ehliyet sınavı için çalışırken bile zorlanmıştım. Gerçi genede yazılı sınavdan 95 ile geçmiştim :)

Şimdi tekrardan öğrenci olduk eşimle. Ani bir kararla KPSS sınavına hazırlanmaya karar verdik ve bir kursa yazıldık. Dün dersler başladı. Hafta içi 3 gün 19:00 - 22:00 arası dersimiz var. Okul yıllarıma geri döndüm, bugün renkli defter, renkli kalemler alıp notları renklendiricem.

İş, ev derken kendime zor vakit ayırıyorudm, birde dersler eklenince nasıl olucak bakalım. Ama Temmuz'a kadar idare edeceğiz artık. Ben işimi seviyorum ama krizden en çok etkilenen sektörlerden biride turizm. Geçen sene iş olmayınca yarım maaş ile yarı zamanlı çalışmaya başlamıştık. Ekim ayında yeni grupla normale döndük. Ama şuan hala durgun işler. Bu durum ister istemez yine maaş kesintisi olursa diye bir sıkıntı yaratıyor. Yeni iş de baktım ama bana göre bişey yoktu.

Kısmet bakalım iyi bir puan alırsam, iyi bir memurluk olursa başvururum. İşler düzelirse kendi işime devam ederim. Bu arada da  kısa süreli bir öğrencilik yaşamış olurum.