9 Nisan 2012 Pazartesi

Yeni Hafta, Yeni Karar

Bu kış hiç hastalanmadım diye sevinirken geçen hafta başımı yastıktan kaldıramayarak, bu yaşıma kadarki en ağır hastalıklarımdan birini geçirdim. İlk gittiğimde doktor serumla yetinip, antibiyotik vermeyince, diğer ilaçlar ve evde yatmakda fayda etmedi. Sürünerek tekrar doktora gidip ilave ilaçları da alınca dün biraz kendimi toparlamaya başladım.

Etrafda rahatça yürüyen insanlara bakıp, ne güzel ne kadar sağlıklılar diye özendiğim bir dönem oldu. Ama her işte bir hayır vardır derler ya sanırım bundada güzel bir hayır olacak. Öksürükten uyuyamadığım, nefes almakta zorlandığım geceler sonucunda, 1 haftadır içmediğim sigarayı bırakmaya karar verdim. Umrım duyduğum bu tiksinti devam eder ve sigara artık benden uzak olur.

Kötü geçen bu hafta sonunun aksine geçen hafta sonum güzel ve hareketliydi. Günü güzelleştirenlerden biride Istanbyul'a gelen sevgili Meyra'ydı. Zamanın yetmediği bol muhabbetli, gezmeli güzel bir gün oldu. Tadı gene damağımda kaldı, bir sonraki görüşmeyi bekliyorum :)

Sağlıklı, keyifli haftalar olsun...

28 Mart 2012 Çarşamba

Like mı?


Sosyal medyada; mutluluklarımızı, üzüntülerimizi paylaşmak güzel. Ama bazı paylaşımlar bana tuhaf geliyor. Bir insan annesini, babasını, eşini kaybettiğinin akşamında acısını facebook üzerinden paylaşmayı nasıl düşünür aklım almıyor. Çevremde bu acıyı yaşayanları ziyarete gittiğimde, değil bilgisayarın yada telefonun başına geçmeyi, çevresindekileri bile zor görüyorlardı. Birde bu paylaşımları like edenler varki onlara diyecek birşey bulamıyorum. Öölümü mü beğeniyorsun yani?Etraftakileri haber vermek açısından iyi ama bunu yapacak kişi arkadaş grubundan birileri olabilir.

Facebook üzerinden davetiye gönderenleride anlamıyorum. Çok önem verdiklerine elden davetiyelerini ulaştırıyorlardır. Davetiyeni facebook üzerinden aldıysan demekki pekde önemli değilsin :) Yoğunluktan veya uzakta ise davetiyeyi elden veremiyorsanda telefonla davet etmen yeterli. Yada günümüz şartlarına uygun olarak, kurye kullan dimi ama istedikten sonra seçenek çok.

Kimileri sosyal medyayı hiç kullanmıyor, kimileride her işini ordan hallediyor. Ama en iyisi kararında ve gerektiğinde kullanmak.

22 Mart 2012 Perşembe

Tütsü Yakalım


Üniversite yıllarından kalan bir alışkanlığımda tütsüler oldu. Yoğun kokular beni ilk başlarda tıkarken, hafif kokular sayesinde alıştım. Eşimde sevince evimizden tütsü eksik olmadı. Odaya yayılan mis gibi kokusu sayesinde kahve içip günün yorgunluğunu atmak güzel bir feyif.


 Oda spreylerinden daha güzel, kokulu mumlar ise pek işe yaramıyor. Tütsülerde ise,  çok çeşit ve çok farklı kokular varki, sevmem demeyin bir deneyin, zevkinize uygun bir koku mutlaka vardır :)

20 Mart 2012 Salı

Güneşli Ama Soğuk Bir Hava


Güne sporla başlayıp, sonrasında güneşe aldanıp sahile inelim dedik. Ama Cumartesi günü İstinye sahili buz gibiydi.  Esen rüzgar yüzünden makina sallandı, fotoğraflar çok net olamadı :( Yeniköy'e kadar bile yürüyemeden dönmek zorunda kaldık. Bu geziyi o yüzden saymıyorum, birde İstinye sahili bana çok güzel gelmiyor.


Sahilde yürürken Boğazı seyrederken, arada  yalıları, konakları izlemeyide seviyorum. Böylesine müthiş bir manzaraya ait bir evde yaşamak ne güzel bir lüks. Kempinski Çırağan Hotel'de konaklattığımız bir grubumuz olmuştu. Boşa çıkan oda sayesinde,  1 gece otelde kalma şanşım oldu. Sabah gözlerini açıp, yataktan  kalkmaya gerek kalmadan Boğaz'ı seyretmenin zevkini yaşamıştım.  Mesleğimin arada böyle güzel avantajları oluyor :)


 Spor, kısada olsa yürüyüşten sonra ısınmak için kahve, enerji içinde tatlı yemek gerekti. Kahve Dünyası'nın bönkörlüğünüde seviyorum, masadaki drajeler,kaşık çukulatalar  kalorili olsada yemesi güzel :)

16 Mart 2012 Cuma

Uyuyana Kadar


Bu kitabın konusu ilgimi çekmişti, daha sonra hakkındaki olumlu yorumlarıda okuduktan sonra almadan olmazdı. Sonu süpriz olmasada, ben kitabı genel olarak beğendim, sürükleyici bir kitap.

Konusu ise kısaca; Christine geçirdiği bir kazadan sonra; son 20 yıla ait anılarını ve çoğu çocukluk anılarını kaybetmiştir. Her sabah, nerde olduğunu bilmeden, kendini bazen çocuk, çoğu zamanda  20'li yaşlarının başında sanarak uyanmaktadır. Ve yanında yatan bir adam vardır. Yanındaki adam, fotoğraflarla kısaca olanları anlatıp, kocası olduğunu hatırlatır. Christine kocasının anlattıklarıyla yetinmeyip, bütün anılarına ulaşmaya çalıştıkça evdeki dengeler de değişir.



Kitabın konusunu ilk okuduğumda bana; Adam Sandler ve Drew Barrymore'un oynadığı 50 İlk Öpücük adlı filmi hatırlattı. Film, kitabın aksine romantik komedi ve çok eğlenceli bir film. Lucy'de anılarını kaybetmiştir, her sabah uyandığında aynı günü yaşamaktadır. Henry Lucy'e aşık olur, hergün kendini tekrardan tanıtıp aşkını kazanmaya çalışır ve  eğlenceli bir film başlar :) 

Güneşin yüzünü gösterip içimizi ısıtacağı keyifli bir hafta sonumuz olsun :)

14 Mart 2012 Çarşamba

Love



English Home'un önünden geçerken love vitrinden bana göz kırpınca, hemen içeriye girip onu alıp yoluma öyle devam ettim. Ofisten çıkınca 50 m ileride bu mağazanın olması da benim şansım,  hergün uğramasam bile vitrinine göz atmak yetiyor :) İçeri  girincede orda çiçekli nevresimler, yumuşacık battaniyeler ile süslenmiş yatağa uzanmaktan kendimi zor alıkoyuyorum. Nasılda rahat ve şirin gözüküyor.
  Şimdilik love rafta oturuyor, ama onun için dar raflardan alıp, üstünde duvara yaslayacağım, bunun içinde bir Ikea gezisi şart :)

 


Baykuşları fazla sevmem ama bununla aşk yaşıyorum. Hatta elime alıp bu boyutlarda ama canlı olsan diye aklımdan da geçirdim. Evde pıt pıt yürüdüğünü hayal ediyorumda, çok şeker. Böyle canlanmasını istediğim bir kaç tane daha süsüm var, düşüncesi çok güzel geliyor ama gerçekleşirserse de fazla yaşamam herhalde.

12 Mart 2012 Pazartesi

İyi Haftalar Olsun


Bu sene yoğun geçen kar yağışından sonra bahara duyduğum özlem arttı.  Çiçeklerin açmasını beklemeden eve baharı getirelim dedim. Gönlüm her hafta taze çiçeklerle vazoyu doldurmayı istesede, bunu uygulamayacağımı bildiğimden şimdilik yapma çiçeklerle idare ediyorum. Gerçeğe yakın görüntüleriyle bu çiçekeleri ben çok sevdim :)



Orda mı dursa, burda mı dursa derken, evin içinde bir süre gezdirdikten sonrada yerini belirledim. baktıkça bana huzur verince, burdada yerini alsın istedim.  Bugün hem pazartesi, hemde yağmur var hava bizi sendroma sokmaya çalışsada, baharı düşünüp canlanalım, iyi haftalar .)