22 Aralık 2010 Çarşamba

İkiz Bedenler



Tess Gerritsen'in daha önce Cerrah ve Günakhar adlı kitabınıda okumuştum. Bu kitaplarda tanıştığımız  Dedektif Jane ve patoloji uzmanı Dr Maura İkiz Bedenler'de tekrar karşımıza çıkıyor.
Dr Maura evinin önünde bulunan arabadaki cesedi görmesiyle şaşkınlık ve korku yaşıyor. Çünkü cesete bakarken aynada kendine bakıyormuş gibi oluyor. Doğum tarihleri ve  kan gruplarının da aynı olması ile Dr. Maura içinde araştırma başlıyor. Geçmişteki sırlar ve devam eden cinayetler ile sürükleyici bir kitap. Polisiye / gerilim sevenlere tavsiye ederim.

21 Aralık 2010 Salı

Mutluluk Sebebi Bir Tavla

Babannem bize tavla, okey ve iskambil oyunlarını öğretmişti. Oynamasınızda bilin, lazım olur arkadaşlarınız oynarken bilmiyorum demeyin derdi. Babannem aslında namazında niyazında başartülü biridir. Aynı zamanda eğitimli ve moderndi . Hatta süslü boneleri bile o buldu sanırım. Özel davetlerde o kadar süslü boneler takardıki herkez hayran kalırdı.

Ben oyunların hepsini sevdim ama tavla en sevdiğim. Fakat eşimi çoğunlukla yendiğim için oynamayı tercih etmiyordu. Karikatürdeki kadar tepki vermiyordu tabi :) Bizde emanaten bir tavla vardı, sonra sahibi geri aldı. 2 yılın sonunda ısrarlarıma dayanamayıp yeni tavla almış. Bir tavla insanı bu kadar mı mutlu eder? Beni çok mutlu etti :))  Ama sıkılmasın diye devamlı yenmeyeceğim ki, oynamaktan vazgeçmesin :)

16 Aralık 2010 Perşembe

Soğuk...


Eskiden kışı sevmezdim ama artık seviyorum. Bereyi takıp atkılara bürünmek soğuğu hafif hissetmek güzel geliyor. Ama genede geçen haftalardaki ılık havayı bu souk havaya tercih ederim
Evde ise bu soğuk havalarda ayağımı en sıcak tutan şey bunlar. Penti'den almıştım çeşit çeşit modeller var. Kırmızı sever olduğum için bunu aldım.

13 Aralık 2010 Pazartesi

Cadde'den Sinema Sistemine


Yeni yul ruhunu bu sene yakalayamamıştım. Ağaç süslemek falan aklımda yoktu, Cumartesi günü Bağdat Caddesi'nde sıkışık trafikde ilerlerken vitrinler ve cadde beni yeni yıl havasına soktu. Özellikle Vakko favorim oldu. Eve gelince ağacı çıkarıp mevcut süslerle düzenledim. Hatta ağacı çıkarırken depo gibi kullandığım bölümdekileri de elden geçirip gereksizleri attım, eşyalar azaldı. Sonra başlamışken, kablosundaki sorundan dolayı köşede duran sinema sisteminide eşim kurdu. Bu kadar yorgunluğu favori filmizle noktaladık. Gerilim deyince aklıma ilk gelen yeri hala dolmayan film " Diğerleri" . 

Cadde'deki trafik işe yaradı, bizim ev hafifledi ve renklendi.  Herkeze iyi haftalar dilerim.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Patasana

k


İmzalı kitabımı okudum bitirdim. Ahmet Ümit'in diğer kitapları gibi bunuda beğendim.  Konusu kısaca; Gaziantep bölgesinde kazı yapan arkeoloji ekibi 2700 yıl öncesi Hitit dönemine ait tabletler bulur. Tabletler kralın başyazmanı Patasana tarafından yazılmış resmi olmayan ilk belgelerdir. Patasana, günlük misali yazmıştır, o dönemdeki olaylardan, aşkından ve savaşlardan bahsetmektedir. Kitabda tabletlerde yazılanlar ve arkeoloji ekibinin kazı süresince yaşadığı olaylar anlatılıyor. Bölgede 3 cinayet işlenmiştir, janadarmanın araştırmaları sürmektedir. Kitabda; terörden, ermeni olaylarından da kısaca bahsediliyor.

Traihi veya arkeolojiyi sevmeyenlerin de ilgi duyacağı bir kitap. Dili akıcı, kitap sürükleyici olduğu için keyifle okuyabiliyorsunuz.

7 Aralık 2010 Salı

Damak Tadı

Önemsizde olsa, bazı yaşananlardan ders almak gerekiyor. Lise yıllarında bir arkadaşımıza yemeğe gitmiştik. Kızlar etli sarmayı çok sevdiklerini söyleyip duruyorlardı. Arkadaşın anneside yapmış, ilk ısırıkla sevinçleri azaba dönüştü. Çok kötüydü, ama mecburen yemek zorunda kaldılar. O günden sonra yemek tadlarını bilmediğim  insanların masasında sevdiğim şeyleri belirtmem, beğenmessem de midem ağrıyor falan diye az yerim.

En kötüsüde farklı damak tadlarına sahip olduğunuz kişilerin yemekleri.  Bir arkadaşımıza gitmiştik, çok güzel bir sofra hazırlamış çok özenmiş. Ama kullandığı yağ mı, yada yemeklere kattığı başka bir şey mi bilmiyorum yemekler bizim için çok farklıydı. Uyanık davranıp tabağıma az aldığım için şanslıydım. Ama gece boyunca damağımda o kötü tadla gezmek zorunda kaldım. Pilav biraz sert yada lapa olmuş, yada zaytinyağlının şekeri az genede yiyebilirsin. Ama yukarıda bahsettiğim durumlarda kalmak çok kötü. Neyseki yakın çevremizdeki herkezle aynı damak tadına sahibiz.

6 Aralık 2010 Pazartesi

Av Mevsimi



Cuma akşamı bir ilk yaşadım, Yataş sözünde durup köşeyi getirdi. Bunu kutlayalım deyip sinemaya gittik. Av Mevsimi'nin fragmanları hoşuma gitmişti, Şener Şen, Çetin Tekindor, Cem Yılmaz hepsi birarada.

Maalesef umduğumu bulamadım. Polisiye filmlerde başarılı olamıyoruz. Konusu yavaş ilerleyen, sonunu tahmin edebildiğiniz bir film olmuş. Şener Şen'in oynadığı karakter cinayet masasında görevli bir amirden ziyade, masa başında çalışan vasat bir memura benziyordu. Cem Yılmaz'ın söylediği lazca şarkı diğerlerinin ritmleri ve eşliği ile güzeldi. Kötü bir film değil ama kaçırılmayacak bir film de değil. Herkeze iyi haftalar dilerim