9 Ekim 2010 Cumartesi

Bir Cumartesi Ev Halleri

Uzun süre önce verilmiş bir sözü yerine getirmek için aşkım ailesi ile günü birlik Çanakkale'ye gitti. Ben grubumuz olduğu için İstanbul'dan ayrılamadım. Ama işde bana fazla ihtiyaç olmayınca bu günüm boşa çıktı.

Uzun zamandır evde fazla vakit geçirememiştim. Bende güü değerlendiriyim dedim. Kahvaltının ardından, buruşan biberleri fırınlayıp buzluğa atmakla işe başladım.



Sonra ufak çaplı bir temizlik, ve sonrasında yazlık - kışlık  yer değişimi yaptım.  Kaldırırken çok olan kıyafetler, iş giymeye gelince neden az olur gene bir anlam veremedim. Tabi dağınıklığın fotoğrafını çekmeye gönlüm elvermedi.

Sonra görevlerimi yerine getirmenin rahatlığı ile kahvem eşliğinde dergime göz attım. Hepsinden almak istedim. Sanırım alişveriş dergilerine fazla göz atmak zararlı. Ben yarın için bir gezi planı hazırlamaya başladım. Bugün evde kalmamı yarın ile telafi etmem gerek.



Son olarakda bloglara göz atıp sizin neler yazdığınıza bakmak içinde burdayım.

9 yorum:

zeynep dedi ki...

Hande kışlıkları yerleştirirken ben de öyle geçirdim içimnden bu kış bişiy almam artık dedim ama bugün hazırlanıp evden çıkarken benim neden bişiyim yok giymye dedim ben uslanmam arkadaş:)

Hande dedi ki...

Zeynepcim, çok iyi anlıyorum ve sana hak veriyorum. Benim abartıp birşeyim yok diye bunalım yaptığım bile oluyor :)

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Hande kırmızı biber acayip cezbetti beni ya :) nasıl severim :)
Kahve ve dergi de :) süper

stuven dedi ki...

kırmızı biberi çok severim ben :) ellerine sağlık.

kışlıklar öne alındı.

keyif dolu bir haftasonu diliyorum.

Hande dedi ki...

Baharcım, bu biberin tadı kadar renginede hayranım :)

Stuven; bir işi daha halletmiş oldum. Tatil güzel geçmiştir umarım :)

MaRdİnGeLiNi dedi ki...

Kıyafetlerle ilgili süper tespit :)
Aynen ben de havaların birden soğumasıyla birlikte kaldırdığım bütün kışlıkları indirdim,bir yığın ütü,yıkanıp kaldırılacak yazlıklar,darmadağın bir oda beni bekliyor...ama ben koltukta oturmuş,çayımın demlenmesini bekliyorum :)yaşasın tembellik !

Hande dedi ki...

Mardingelini, ütü olayına hiç yaklaşmadım bile. Biriksinler biraz. Arasıra tembellik gerekiyor :))

defne dedi ki...

hakkaten yaa, o kadar çok ki, yıka, ütüle, yıka...ve sonra da hiç şık olama :((

Hande dedi ki...

Defnecim ben ütüyü es geçtim, biriktiriyorum :))