5 Kasım 2010 Cuma

Zaman


Bu hafta çok yoğun geçti, yorucuydu. O yüzden bu  akşam 18:00'den sonra zaman dursun akmasın istiyorum. Tatilden sıkılınca bir tıkla akmaya devam etsin.

Herkeze tatlı haftasonları dilerim

4 Kasım 2010 Perşembe

Yeni Heves

 

El işi konularına geçenseneye kadar hiç merakım yoktu. Geçen sene çiçek yapmayı öğrenmiş birde  atkı örmüştüm. Bu sene level atlayarak battaniye örmeye karar verdim. Ablam ve babannem  yukarıdaki basit motifi öğretti, elde kalan bir yumakla örmeye başladım. Burada maksat beni oyalamak, o yumakla hevesimi alacağımı düşünüyorlar. Benden pek ümitleri yoktu yapmam sanıyorlardı. Sonraki hafta ördüklerimi gösterdim onay aldım yeni yünleri aldık örmeye başladım.  Bu iş çok zevkliymiş, akşam yemek sonrası hemen örmeye başlıyorum, hatta ara vermeyeyim diye alt yazılı dizilere kısa bir mola verdim. 5 günde 12 motif oldu fena değil bence yaz gelmeden biter bu battaniye :)

28 Ekim 2010 Perşembe

Gene bir minübüs

Eşim servisle gitmeye başlayınca, bende metroya kadar araba ile gidip parkedip ordan metro ile devam etmeye karar verdim. Daha ikinci günümde  bir mibübüse denk geldim. Trafik yoğun, yağmur yağıyor heralde geçen seferki gibi para falan sayıyordu beni görmedi arka yandan hafifçe çarptı. İndim gene onunkinde birşey yok bizim yan çamurluk hafif içeri göçmüş.

Beni suçlu çıkarmaya çalışıyor, madem anlaşamıyoruz polis  çağıralım dedim. Ama onu da istemiyor. Minübüs şöförlerinin bu kadar saygılı olduğunu düşünmezdim  trafiği kitleyip bu kadar insanı bekletmeye ne gerek varmış, herkez işe gitmeye çalışıyormuş falan. Sonra tamam ben suçluyum falan deyip numarasını verdi , fotoğraf çektik ayrıldık. Eşimde hallederiz sonra beklme dedi, sonuç ne olur bilmem sonra kabul etmeyebilir ama benim onunla uğraşacak halim yoktu zaten sinirlerim bozuldu.

Bu sabah böyle kötü başladı devamı güzel geçer umarım...

27 Ekim 2010 Çarşamba

Darıca Hayvanat Bahçesi

Pazar günü  Darıca Hayvanat Bahçesi'ne gittik. Bir ara maddi imkansızlıklardan dolayı kapatılmanın eşeğindeyken;  sponsorlarında desteği ile durumlarını düzeltmişler.

Hayvanat bahçeleri konusunda hep kararsız kalmışımdır. Bir yandan öldürülme korkusu ve aç kalma derdi olmadan rahatça yaşadıklarını düşünüyorum. Bir yandan da doğada özgürce yaşamak varken, küçük alanlara mahkum olmaları haksızlıkmış gibi geliyor.

Pekçok hayvanı ilk kez gördüğüm için ben orayı çok sevdim. Mesela penguenler, bende kucağıma alıp sevme hissi uyandırdı.



Herşeyin küçüğü daha güzel, bu da tam bir şımarıktı.



Burada olmaktan en çok bu ördekler vb memnunlardır sanırım. Doğal ortamlarına en yakın yerdeler


Lamaları ve ponyleri besleyebiliyorsunuz. En çok eğlendiğim kısım bu alandı.



Timsah seven var mıdır?




Ürkütücü ama heybetli aslanlar





25 Ekim 2010 Pazartesi

Bir Cumartesi Rahmi Koç Müzesi

Uzun zamandır Rahmi Koç Müzesi'ni gezmek istiyorduk. Grupanya'da fırsat çıkınca hemen değerlendirdik. Sanırım müzeyi gezipte beğenmeyen yoktur. Sanayinin gelişimini en rahat görebileceğiniz bir yer. İlk üretilenlerle geçmişte bir yolculuğa çıkarak gelişimlerini görüyorsunuz.
Bu müze Rahmi Koç'un sosyal sorumluluk sahibi olduğunun en güzel kanıtı.  





Hala bu bilgisayarlardan kullanıyor olsak, başında şimdiki kadar vakit geçirmezdim








Minyatür koleksiyonunu çok sevimliydi





Raylı sistemte eskiden kullanılanlar daha yavaş olsada şimdikine göre daha güzeller



Günümüzde bu arabalardan kullansak maaşı benzine yatırırdık




Henry Ford'un ilk ürettiklerinden en beğendiğim de buydu


Müzede vaktin nasıl geçtiği anlaşılmıyor. Bizim gibi ayrıntılı incelemeyi seviyorsanız kapanış saatini dikkate alın.



22 Ekim 2010 Cuma

Sırça Tuzak



Nermin Bezmen ile Sır ve Aurora'nın incileri ile tanıştım. Anlatım dili, konusu ile çok beğenmiştim. Sonra Bizim Gizli Bahçemizden'i okudum. Aralarındaki aşka hayran kalıp acısını hissetmekle beraber kitabı çok sevmedim. Çünkü devamlı benzer aşk sözcükleri ile kurulu bir kitaptı.

Son olarak da Sırça Tuzak adlı kitabını okudum. Sanayi imparatoru olan Vardar Ailesi'ni anlatıyor. Amcalar, halalar ve  çocuklar ile geniş bir aile. Bu zamana kadar herşey güzel giderken,  kıskanç kendinden başka kimseyi sevemeyen kuzen Selçuk ile işler değişiyor. Holdingin başına geçmek için çevirdiği düzenler. Bununla da sınırlı kalmayıp kuzeni Berke'nin elindeki herşeyi almak için yaptıklarını okuyoruz. Berke ise ayrı bir konu ailesine düşkünlüğü ve inancı güzel ama fazla iyi kötülükleri anlayamıyor.

Nermin Bezmen'in ilk okuduğum kitaplarındaki tadı bunda da buldum. Sıkmadan çabuk ilerleyen, güzel bir kitaptı. Devamını da sabırsızlıkla bekliyorum.

Herkeze tatlı haftasonları dilerim.

20 Ekim 2010 Çarşamba

Bir Gece Sarhoşken...



Alkolun ölçüsünü kaçırınca insanlar farklılaşır. Bazısı saldırganlaşır, bazısı neşelenir, bazısı dur durak bilmeden anlatmaya başlar, bazısı sessizleşir bazısınında benim gibi uykusu gelir. En güzeli çakır keyif duruma gelmişken tadında bırakmak.

Ben alkolu fazla sevmem aramamda. Sadece  bar ortamında veya arkadaşlarla sohbet eşliğinde severim. Sınırımı bilip tadında bırakmayı tercih ediyorum.

Tabi ilk içtiğim zamanlarda bu sınır çok düşüktü 2 bira yeterli oluyordu. Lise sondayız okul bitmiş ÖSS bitmiş, bizim evde Mert bebeğin annesi ile yalnızız. Azıcık içkiden sonra olaylar değişti. Yatmaya karar verdik, mutfaktan yatak odasına gideceğiz, ama halay çekerek gitmeye çalışıyoruz. E tabi zor oluyor, ayaklarımız uymuyor flan, olmaz deyip mutfağa dönüp tekrar halay eşliğinde gitmeye çalışıyoruz. Ardakai kısacık mesafeyi 20 dakikada falan anca bitirip yatak odasına varmışızdır.

Sonra yatma faslı, ama bizim gece daha bitmedi. İnsanlar sarhoşken daha ziyade aşk şarkıları falan söyler. Sanırım bizim o aralar aşk acımız veya başka bir sıkıntımız yokmuş. Hangimiz başlıyor bilmiyorum ama İstiklal Marşı'nı söylemeye çalışıyoruz. E tabi yatarak söylenmez, yatağın üstünde hazırola geçiyoruz. Yani geçebildiğimiz kadar :) Sonra söylemeye çalışıyoruz, ama bu halaydan biraz daha zor tabi. Karıştırmadan söyleyebildiğimiz kadar söyleyip uykuya geçiyoruz.

Hala hatırladığımda çok güldüğüm bir geceydi. Çakırkeyif durumunu biraz aşınca değişik şeyler yaşanabiliyor.