6 Ağustos 2010 Cuma

Tatil Başlıyor

En güzel Cuma bu "Cuma"  :)  Çünkü 1,5 aylık bekleyişin ardından dün yeni arabamızı teslim aldık ve bu akşam inşallah tatile çıkıyoruz.

Bu sefer değişiklik yapıp tatil köyüne mahkum kalmamaya karar verdik.  Oda kahvaltı bir otelde kalıp, her gün serbest olacağız. Kaş-Kalkan - Kekova- Adrasan- Olmpos gezeceğimiz yerler. Dinlenmiş, eğlenmiş ve bronz bir tenle 1 hafta sonra dönmüş olacağım.  İyi hafta sonları dilerim :)

5 Ağustos 2010 Perşembe

Harlan Coben

Daha önce bahsettiğim Oyunbozan'dan sonra Harlan Coben'in  Orman, Kayıp ve Asla Vazgeçme adlı kitaplarını da okudum. Ve artık onun bir hayranıyım, polisiye, macera tarzı kitapları  zaten severim. Anlatımı çok akıcı, sürükleyici meraktan kitabı elininizden bırakamıyorsunuz.

Biraz tarz değiştirip Öteki Kraliçe'yi okumaya başladım, ama sonrasında Harlan Coben'in diğer kitaplarını da okumaya başlayacağım. Bazı yazarlar vardır kitabı almanız için onun yazdığını bilmeniz yeterlidir, Ahmet Ümit'ten sonra Harlan Coben'in ismi de kitabını almam için yeterli artık.

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Macaron ve Şirinler


Sadık kalamadığım diyetimi son olarak da  bu macaronlar bozdu maalesef. Aslında pembeler güllüydü, ben gülsuyu ile yapılan şeyleri sevmem.  Diğeri vişneli idi, vişneli şeyleri de sevmem, ama macaronlar çok şirin geliyor bana sevmediği tatlarda olanlarını bile yerken çok mutlu olabiliyorum, Tuhaf bir çelişki..
Macaron yerken hep çizgi filmler geliyor aklıma, bu şirinlikleri ile en çok da Şirinler'i hatırlıyorum, mavi olsa tam onlarlık bir yiyecek olurdu sanırım.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

25. Yıl


Cumartesi akşamı amcam ve yengem 25. evlilik yıldönümlerini için bir kokteyl düzenlediler.  Yengem beyaz elbisesine eklediği duvak ile tekrardan gelin oldu. Şarkıları eşliğinde çıktılar dans ettiler sonra kısa bir konuşma yaptılar. Daha da sonra çocuları ile beraber pastayı kestiler. Pasta da önde gelin ve damat arkada, büyük oğulları ve sağ taraftada ikiz kuzenlerim vardı :) Pasta üstündekiler gibi tatlıydı. 50 yıl pastalarını da beraber keseriz inşallah :)

30-40 kişilik , mutluluğa ortak olmak isteyenlerin bulunduğu güzel bir davetti. Amcamların nişanında ben 5 yaşındaydım, amcama çok düşkündüm  ve yengemide seviyordum. Gece boyunca peşlerinden ayrılmamışım, videoda devamlı  ve resimlerin çoğunluğunda bende vardım. Bu sefer peşlerine takılmadım biraz daha kenarda durdum :) Ama bu sırada içkiyi fazla kaçırmışım, pazar gün boyu yatmak zorunda kaldım.


29 Temmuz 2010 Perşembe

Sıkıntı Geçti, Mutluluk Döndü :)


Sıkıntılı geçen haftalardan sonra bugün mutluyum, pek çok sebep biraraya gelip en sonunda beni neşelendirdi.

Acaba hangisi ?

Uykulu bir vaziyette ofise doğru gelirken, bir mağazanın camının Koton yazan bir afiş ile kapandığını gördüm. Sanırım Koton açılıyor, her gün uğrayabilirim artık :)

Durgun geçen günlerden sonra, Nisan Ayı için 250 kişilik Italyan bir grup teklifimiz onaylandı. Sözleşme aşamasına geçiyoruz. İşyerimin kapanması küçük de olsa bir ihtimal iken bu grup bu düşünceyi tamamen sildi :)

1,5 aylık bekleyişden sonra, yeni arabamızın plaka ruhsat işlemleri haftaya sonuçlanacak ve teslim alabileceğiz :)

En mutlu eden neden ise haftaya Cuma akşamı tatile çıkıyoruz :)


Ve bilgisayrımda daha önce görmediğim bu resmi buldum, bugünkü ruh halime göre :)

23 Temmuz 2010 Cuma

Kötü Alışkanlık



Bugün sigara almak için cadde üstündeki tekel bayine uğradım. Aldıktan sonra bir bayan firmadan geldiğini söyleyerek  satışını yaptıkları sigara hakkında bilgi vermek istedi. Değiştirmeyi düşünmüyorum deyip ayrıldım. Paketlerin üstündeki yazılara ek olarak eklenen resimlerden sonra, firmalar da bu tarz tanıtıma başlamış.

Bir ürün tanıtımında, ürünün etkileri ve faydası hakkında bilgi verilir. Bu bayan  ne söyleyebilir diki   " İçtiğniz sigara ciğerlerinizi maf ediyor, ama iddialıyız bizimki bu konuda daha başarılı" deyebilirdi belki.

Tek kötü alışkanlığım sigara, hiç başlamasaydım keşke. Maalesef alışınca bırakması zor oluyor

Herkeze sağlıklı mutlu hafta sonları dilerim.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Fener & Balat

Yalçınlar'daki kursumuz bitti. Kursa gitmeseydim sanırım sadece otamatikte çekim yapardım, ama sevgili hocamız Özer Kanburoğlu sayesinde pek çok şey öğrendik. Tabi kurs amatörler için, onlar  her şeyi öğretiyor geri sizin ilerletmenize kalmış :)

Pazar günü de Özer Hoca eşliğinde katılımcılar için Fener- Balat gezisi vardı bizde katıldık, Yıkık dökük evler, restore edilmiş evler, fotoğraf çektirmeyi seven çocuklar eşliğinde bol fotoğraflı keyifli bir gün oldu.


 Bu ufaklığı annesi cam önüne koydu, hadi bunu da çekin dedi. Sonra işinin başına döndü, çocuğu oyalamak için iyi bir yöntem :)



 

 Bu güzel kız önce akrabotik pozlar verdi. Ama çabuk sıkıldı ve kızgın bir şekilde bakmaya başladı.



Patrikhane'den bir kare.



Mekan olarak burada yaşamayı çok tercih etmesemde, bu ev fikrimi değiştirebilir, çok beğendim :)