27 Mayıs 2012 Pazar

Meyyali'de Bir Pazar

Biz bu pazar erkenden kaltık Emirgan tarafına doğru yola koyulduk.


Sonra; bu ağaçların altında oturdukça yeşile doyum olmadığını,




Kamelyaların karşısında kalınca, birdakaki sefer daha erken gelmek gerektiğini öğrendik.



Çiçeklerin arasında, hafif esinti ile gelen kokularla  iştahamız daha da açıldı.



Suyun huzur veren sesi ile;  Meyyali'de leziz bir kahvaltı yaptık.  Börekleri, tatlılarıda ayrı bir lezzete sahipti. Burayı keşfetmemize sevindik, yakınımda gidelecek güzel bir makan daha oldu :)

Kalabalığa rağmen servisleride oldukça başarılıydı. Bu arada; fırsat sitelerinden aldığımız kahavaltı-yemek fırsatlarını son tarihe bırakmamayı, ilk alındığında kullanmak gerektiğini öğrendik.




















21 Mayıs 2012 Pazartesi

Anadolu Feneri


Hep Rumeli Feneri'ne gitmeyelim biraz değişiklik olsun istedik. Anneler gününü fırsat bilip, annelerimizle, karşıdan bize göz kırpan Anadolu Kavağı'na gittik.  Günün en güzel taraflarından biride tekne ile 10 dakika süren yolculuğumuzdu. Hava sisli olunca fotolar pek güzel çıkmadı ama çekmeye devam ettim :)



Kavağa gidince kaleye çıkmadan olmaz. Yolda deniz manzarasının yanısıra yeşilliğede doyuyorsunuz.  Mavi ve yeşil en sevdiğim ikili.  Bu ağaç ise şirinliği ile benim favorim oldu.




Yıllardır kavağa gitmiyordum,bayağı değişiklik olmuş. Kale yamacında açılmış kafelerin manzarası doyumsuz. Yukarı çıktığımızda hava yağmaya başladı ve fotoğraflar istediğim gibi olmadı. Demekki güzel fotoğraflar çekmek için tekrar gitmem gerek.



Kavağa gidipte balık yemeden, sahildeki lezzetli dondurmalardan yemeden dönmek olmaz tabi. Bol kalorili bir gün olsada kaleye tırmanış ve dönüş yolunda çoğunu yakıyorsunuz :)) Rahatlıkla yenebilir :)

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Ben Geldim



Mayıs'ın yarısına yaklaşmışken blogum Nisan'da kalmış. Tatil günü her zamanki gibi erken uyanıpta ilk iş olarak ekran karşısına geçmemin sebebi bundan, sayfayı güncellemek güne yetişmek.

Haziran başı yeğenimin sünnet düğünü var, düğün  cuma akşamı ve Green Park Pendik Otel'de olacağı için o gün işten izin aldım. Yoksa cuma trafiğinde karşıya geçmek imkansız. Teyze olarak sabahtan orda olup hazırlıklarla da ilgilenmek kontrol etmek gerek tabi :))

Bu ayakkabı ne alaka derseniz işte hikayesi. Düğün için kıyafetim hazır sıra ayakkkabıya geldi. Koton'da beğendim kasaya geldiğimde 2. üründe %50 indirim olduğunu farkedince ayakkabıyı kasada bırakıp alışverişe geri döndüm. 50 dakikalık kıyafet deneme süresi sonrası, geçen haftalarda görüp bayıldığım bu ayakkabıyı aldım. Akllım bunda kalmış niye kiyafet bakıyorsam, böylece bu ayı 3 ayakkabı ile kapatıyorum. Bu ayakkabıyı çok beğendim burdada fotosu olsun istedim. Her dönem birşeye takılıyorum, bu ay gözüm hep ayakkabılarda :)

Düğün için izin almışken yıllık iznide aradan çıkartalım dedim. Çünkü bu yaz bir daha izin kullanamayacığım, kalan günleri ilk defa kışa saklıyorum. bakalım bu sene kışın tatil nasıl oluyor deneyimleyeceğiz :) Aşkımın bulup gösterdiği ilk otelide beğendim, başka bakıp kafa karıştırmadan hemen ertesi gün gidip tatil rezervasyonunu da yaptırdık. Bu yaz istikamet Marmaris. En son 13 sene  önce gittim, ne çok olmuş  yıllar ne çabuk geçiyor.  İşin kötü kısmı 13 yıl önce çocukken diyemiyorum oz amanlar kocaman kızdım 18 yaşlarında. Off yaşlanmaya başlıyorum sanırım geçmiş yıllarım hızla ilerliyor.

Bol keyifli, neşeli, bol gezmeli bir hafta sonumuz olsun :))


29 Nisan 2012 Pazar

Ben Sevdim :))



Çarpı işine başladığımdan daha önce bahsetmiştim. Ben fotodakini bitireli haftalar oldu, sonra çerçevisini bekledi, sonrada duvarda yerini aldı, bir kaç haftada fotoğrafın çekilmesini bekledi derken, blogda yer alması bu günü buldu.

Ben bu işi çok sevdim, hatta level atladım renklerin üzerinden gitmeyi bırakıp, kasnak ve etamin alıp yeni modele başladım. Saya saya işlemek biraz vakit alsada bu iş çok zevkli, ben keyif alıyorum. Ama iş değişikliğim sonucunda yaşadığım yoğunluk ve eve geliş saatimin en az 1saat daha geç olması tüm düzenimi bozdu. Akşamları çok fazla vaktim olmuyor, işten gelip, yemek birde çocukla uğraşıp üstüne kendine vakit ayırabilenlere hayranlığım dahada arttı. Ben Daisy'e bile zor vakit ayırıyorum. Gerçi benimde yaptığım fedekarlıklar yok değil, sabahları onu gezdirdiğim için 10 dakika erken kalkıyorum :))))


23 Nisan 2012 Pazartesi

Bir Pazar


Yakın arkadaşlarımızla, sık sık toplanalım desekde uzakta oturunca bazen toplanmamız bir kaç ayı geçiyordu. En güzel çözümde  her ay  günleri belirleyip, sırayla birimizin evinde  kahvaltıda buluşmaya karar vermemizle arayı açmadan görşmeye başladık. Kahvaltı sonrası,  günün devamında biraz dolaşıp dışarıda yemek yiyip günü sonlandırıyoruz. Haftanın yorgunluğunu atmak için birebir.


Bu ay kahvaltı  bizdeydi. Farkllı birşeyler ararken,  internetten bulduğum tarif günün favorisi oldu. yapılışı ise çok basit. Biraz sıvıyağ, 2 diş ezilmiş sarımsak, biraz fesleğeni karıştırıp, domateslerin üstüne döküyorsunuz. En üsttede rendelenmiş kaşarı koyduktan sonra fırında pişiyor. Hem görüntüsü hem tadı leziz.


Bir diğeri de tavuklu börek oldu. Bu tarifi ilk defa denedim sonuç ise şansıma güzeldi :)  Sonrasında Rumeli Fener'inde yürüyüş ve balık ziyafeti sonrasında bizde maç izleyerek günü bitirdik. Blogda fener fotoğrafı çok olduğu için artık eklemiyorum :))



17 Nisan 2012 Salı

Benden Haberler

Son haftalarda hayatımda köklü değişiklikler oluyor. Yıllardır içtiğim sigaraya veda ettikten sonra, işimde de değişklik oldu. Geçen yıl patronum, şirketi sektörde söz sahibi büyük bir firmaya devretti. Anlaşmaları doğrultusunda, biz kendi ofisimizde çalışmaya devam ettik. Fakat İtalya pazarındaki kriz nedeni ile işler iyice duruldu. Bunun sonucunda pazartesi yaptığımız görüşme doğrultusunda merkez ofise geçtim.

Artık 3 kişilik küçük ofisimize veda edip, 5 kata yayılmış şirketteyim, ki kendi kendimin patronu olmaya alıştıktan sonra müdürlerin bol olduğu ortam bakalım nasıl olacak. İtalyan incentive gruplar yerine artık Alman münferit rezervasyonlarla ilgileneceğim. 4 yıllık Harbiye ofisinden sonra artık Taksim Odakule tarafındayım ki bu pek iyi olmadı. Metro çıkışında yürü yürü yol bitmiyor :(

Birde sabah saatlerinde Taksim'de ilginç manzaralar varmış. Mesela polisler mağaza önlerinde sızmış insanları ayıltıp göndermeye çalışıyor, araç trafiğine açık İstiklal Caddesi ise pek güzel gözükmüyor. Gecenin yorgunluğunun çöktüğü cadde yeni güne kendini yenilemiş hareketli bir şekilde başlıyor.

Herşey güzelde, ofisde blog yazmaya alışmıştım ama burda pek mümkün gözükmüyor. Artık akşamdan akşama görüşeceğiz :( Güne blogla başlamayı şimdiden özledim...

16 Nisan 2012 Pazartesi

Polonezköy


Arkadaşlarla kahvaltı sonrası Polenözköy civarında ralli izlemeye gittiğimiz bir gün, dönüşte çay içmek için mekan ararken bu kır lokantasına denk geldik. Yeşillikte mi otursak, yoksa çardakta mı otursak diye gezinirken bende bir kaç kare çektim.


Hava kapamaya başlayıp, güneşin yerini bulutlar alınca iç mekanda karar kıldık. Tabi biz çaylarımızı içerken yan masalardan gelen mangal kokusuna kayıtsız kalamayarak çay sonrası yemeğe geçtik. Etinizi seçtikten sonra mangalda isterseniz siz hazırlıyorsunuz yada onlar pişirip getiriyor.


 Polonezköy tarafına giderseniz Green Hous'a uğramanızı tavsiye ederim. Mekan güzel, servis iyi, birde yanınızda dostlar olunca saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.  Ve mangalda mantar daha önce denemiş miydiniz? Tadı leziz :)
Birde evimize 5 dakikalık mesafedeki kır lokantaları dururken bu kadar uzakta ne işimiz var diye düşünmedim değil :)