Bu eski Rum köyünün eski zamanlardaki isimlerinden biride Çirkince imiş, duyunca şaşırmamak zor. Mübadele sonucu Rumlar buradan ayrılsada köye güzellik katan rum evlerinin çoğu varlığını korumuş. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ismi kendine yakışır şekilde Şirince olarak değiştirilmiş. Adı gibi şirin küçük bir köy. Biz Bodrum dönüşü yolumuzun üstünde olunca uğrayalım dedik. Selçuk taraflarındaki bu koy için içeri doğru virajlı yollardan bayağı devam ederken, köye varmak için sabırsızlanmaya başlıyorsunuz.
Geçim kaynakları turizm, bağcılık, şarap üretimi ve zeytinyağı. Şarabının metini önceden duymuştum, tadına baktıktan sonrada bu meyvalı şaraplar benim favorim oldu. Bir çilek birde vişne şarabı ile döndük. Şarabı fazla sevmememe rağmen çilekli şarap bu düşüncemi değiştirecek gibi. İşin en güzel kısmı dilediğiniz şarapları 6'lı kutularda sipariş verebiliyorsunuz. Kargo ücretide firmaya ait :)
Güzel bir çarşısı var, klasık hediyelik eşyalara ek olarak, çeşit çeşit sabunlar, kurutulmuş biberler, ve türlü bitkiler mevcut. Ve de yeşillikler içindeki restaurantından bahsetmeden olmaz. Mutfağın kapısından siparişleriniz yapan ablaları görmek mümkün. Servis ise mükemmel, ilk kabak çiçeği dolmamıda burda yedim. Mantısı, dolması ve diğerleri çok lezzetli idi. yemek sonrası meyve tabağı ve çay ikramları da var.
1 geceden fazla kalmak bence sıkabilir, gezmek ve yemek için 2 - 3 saat bile yeterli geldi. Yolunuz o taraflara düşerse uğramadan dönmeyin derim :)