Her iş de bir hayır olduğuna inanırım. Kazanın hayırlı tarafı da sadece maddi hasar olması, arabanın perte çıkması ve bu vesile ile bizim araba yenilememiz oldu. Geçen haftadan beri yeni araba için model ve 2. el mi 0 km mi olsun diye karar vermeye çalışıyorduk. En sonunda dün Otokoç'a gittik ve yeni araba almak için işlemleri başlattık.
Tek kötü yanı ise 2011 model olması için arabanın ay sonu gelecek olması ve Ağustos ayında trafiğe tescil edilmesi gerektiği. Maalesef 1 ay 1 hafta bekleyeceğiz. Benim gibi sabırsız biri için zor tabi. Internetten bile alışveriş yapmama sebebim aldığım şeyin hemen elimde olmasını istememdir. Beklemeyi öğreneceğim sanırım.
Her keze tatlı hafta sonu dilerim
2 Temmuz 2010 Cuma
29 Haziran 2010 Salı
Yalçınlar
Fotoğraf makinamızı taksit seçeneğinden dolayı Yalçınlar'dan almıştık. Güzel bir promosyonları var; ordan alanlara 4 haftalık ücretsiz fotoğraf kursu veriyorlar. Cumartesi sabahı eşimle beraber bende gittim, o kursdayken onu bekleyecektim, sonrasında başka bir programımız vardı. Ama projeden sorumlu Emel Hanım, beni de sınıf listesine ekleme nezaketini gösterdi. Bu da müşteri memnuniyeti sağlamanın etkenlerinden biri. İyiki burdan almışız dedik.2 saat de benim için faydalı oldu. makinayı tanımak, çekimin nasıl gerçekleştiğini anlamış oldum. Ama esas önemli konu haftaya ISO, enstantene, diyafram vb
Kursu Etiler'deki binalarında veriyorlar. Çıkışda yenilenen Akmerkezi de gezme fırsatım oldu. İlk göz ağrılarımızdan biri olsada, oarayı hareketlendirmek için yenileme bile faydalı olmamış. Hala pek çok boş mağaza vardı.
Sonrasında sahile indik, ama sıcaktan fotoğraf çekme şansım pek olmadı. Hava birden ısınınca, ama evden çıkarken serin olunca, kıyafetler rahatsız etti tabi. Biran önce eve dönmek gerekti.
25 Haziran 2010 Cuma
Final
En sonunda Aşk-ı Memnu'ya veda ettik. Bu sezon çok gereksiz uzamıştı. Matmazelin boş bakışları ve anıları hatırlamakla geçti. Son bölümde bile süre doldurma çabaları çoktu, daha hareketli bir bölüm yapabilirlerdi. Bitmesine çok sevindim. Çünkü her bölümü söylenerek sıkılarak izliyordum. Bu tarz dizilerden birde Ezel'i seyrediyorum, her bölüm hareketli geçiyor ve konu hızlı ilerliyor. Gelecek sezonda bozmazlar umarım.
Benim favorilerim Criminal Minds ve NCIS her bölüm farklı konu ile hiç sıkılmıyorsun. Ya da gülmek için Kings of Queen ve According to Jim.
Benim favorilerim Criminal Minds ve NCIS her bölüm farklı konu ile hiç sıkılmıyorsun. Ya da gülmek için Kings of Queen ve According to Jim.
23 Haziran 2010 Çarşamba
Kötü Haber
Buluşmamıza yakın telefonum çalıyor. "Aşkım ben geldim, merak etme ben iyiyim ama arkadan minübüs çarptı araba kötü " Ben Harbiye_ Levent arası kısa yolculuğumda, eşimin sesinin iyi olması ve, beni beklediği sağ şeritte bir aracın hızlanma payının çok düşük olduğu için rahatım. "Of nerden çıktı bu iş, şimdi araba servise mi gidecek? kaç günde hallolur" bunları düşünüyorum.
Gittiğimde önce minibüsü, sonra bizim arabayı görüyorum. Bagaj içe geçmiş, arka cam patlamış kapı kapı üstüne binmiş vs. Eşimi görünce, bu araçtan burnu bile kanamadan kurtulduğu için binlerce kez şükrediyorum.
En büyük şansımız, park halinde beni beklerken, minübüsün hızlı geldiğini ve adamın arka tarafa dönük halde birşey uzattığını görmesi ve kendini savrulmamak adına yapabildiği kadar önlem alması.
Arabamız perte çıktı. Şimdi kaskonun araç bedelini bildirmesini bekliyoruz. Bu bizim beraber aldığımız ilk arabamızdı, ilk uzun yolcuğuluğumuzu bununla yaptık. Ben araba kullanmayı bunda öğrendim. Onunla vedalaşmak manevi açıdan da bizi çok üzüyor.
Ben minibüslerin, metro yapıldığından beri kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Sinyal vermezler, arabayı önünüze kırdıktan sonra aynaya bakarlar, yolcu almak uğruna trafikte terör estirirler. Siz onlara ne kadar dikkat etsenizde, park halindeyken bile gelip size çarbabilirler....
Çalan bir telefon hayatımızdaki yeni başlangıçların habercisi olabiliyor. Çok şanslıyım ki benim telefonum sadece maddi kayıbı bildirdi. Kötü telefonlar, kötü haberler hepimizden uzak olsun...
Gittiğimde önce minibüsü, sonra bizim arabayı görüyorum. Bagaj içe geçmiş, arka cam patlamış kapı kapı üstüne binmiş vs. Eşimi görünce, bu araçtan burnu bile kanamadan kurtulduğu için binlerce kez şükrediyorum.
En büyük şansımız, park halinde beni beklerken, minübüsün hızlı geldiğini ve adamın arka tarafa dönük halde birşey uzattığını görmesi ve kendini savrulmamak adına yapabildiği kadar önlem alması.
Arabamız perte çıktı. Şimdi kaskonun araç bedelini bildirmesini bekliyoruz. Bu bizim beraber aldığımız ilk arabamızdı, ilk uzun yolcuğuluğumuzu bununla yaptık. Ben araba kullanmayı bunda öğrendim. Onunla vedalaşmak manevi açıdan da bizi çok üzüyor.
Ben minibüslerin, metro yapıldığından beri kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Sinyal vermezler, arabayı önünüze kırdıktan sonra aynaya bakarlar, yolcu almak uğruna trafikte terör estirirler. Siz onlara ne kadar dikkat etsenizde, park halindeyken bile gelip size çarbabilirler....
Çalan bir telefon hayatımızdaki yeni başlangıçların habercisi olabiliyor. Çok şanslıyım ki benim telefonum sadece maddi kayıbı bildirdi. Kötü telefonlar, kötü haberler hepimizden uzak olsun...
22 Haziran 2010 Salı
İstanbul Turu
Bu hafta sonu ilk defa Galata Kulesini gezdim. İstanbul'da yaşayıpta bu yaşa kadar gezmemek büyük kayıpmış. Manzarası muhteşem. Biraz daha erken gitseydik, Beyoğlu etkinlikleri kapsamında flamenko izleyebileyecektik. Ama kaçırmamıza üzülen bir turist mini bir gösteri yaptı.
Sonrasında Sultanahmet'e geçip gezmekten hiç sıkılmadığım Yerebatan Sarnıcı'nı gezdik. Sarnıcı gezmişken biraz daha geçmişe gidelim deyip. Arkeoloji Müzesini gezdik. M.Ö 6 ve 7. yüzyıla ait eserler var. 4 katlı binada sergilenen eserlerin yanısıra, son kazılardan çıkmış 200'e yakın kasada birleştirmeyi bekleyen parçalar var. Gezmek için en az 2 saat ayırmak gerek.
geşmişe gittikten sonra yönümüzü, şehrin merkezi Taksim'e çevirdik. Heryerde sokak müzisyenleri vardı. En ilginci ise Kızılderili gruptu. Müzikleri, dansları ile çok sempatikleridi.
Etiketler:
Gezdim Gördüm
20 Haziran 2010 Pazar
Yeni Yaş
Artık doğum günü kutlanır mı bilmem; yeni yaşımı 29 + 1 olarak ifade edebilirim. Diğer türlü söylemeye alışmak için zaman gerek. Bende bu yaşa önce yeni bir saç rengi ile başladım. Haftaya balyajı attırdıktan sonra rengi istediğim gibi olucak inşallah.
Kendime hediyem ise , geçici simli sövme oldu. Çok istememe rağmen gerçeğine hiç cesaret edemiyorum. Sıkılırmışım gibi geliyor. Bununla az daha olsa hevesimi almak istedim.
20 yaşlara veda edip 30 lu yaşlara başladığım bu gün tuhaf duygular içindeyim. Kısa zamanda bu duruma alışmayı ümit ediyorum :)
18 Haziran 2010 Cuma
Genler ve Alışveriş
Geçen akşam bir mağazadan çıkarken, 3-4 yaşlarında bir kız çocuğu gözüme çarptı. Mağazının takı bölümünde heycanlı bir şekilde, bütün takıları denemeye çalışıyor. Bir kısmını takmış, bir kısmı ellerinde takıp takıp çıkarıyor. O kadar tatlı bir haldeydi ki, aşkım da onun halini hörünce, kadınların alışveriş tutkusunun genlerden kaynaklandığına inandı. Bir diğer mağazının önünde içeri girmemek için ağlayan küçük erkek çocuğu da bunu ispatladı.
Küçük kızın şevki banada geçti. Bu hafta sonu bol gezmeli ve alışverişli geçecek inşallah. Herkeze tatlı hafta sonları dilerim :)
Küçük kızın şevki banada geçti. Bu hafta sonu bol gezmeli ve alışverişli geçecek inşallah. Herkeze tatlı hafta sonları dilerim :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






