20 Eylül 2010 Pazartesi

Haftasonu

Mesaj yerine ulaştı. Hatta etkisi fazla olmuş; önce Riva'da balık, sonrasında Bebek'de latte  ve son olarak da Ortaköy'de waffle ...



Bebek'ten Ortaköy'e yürürken bu şirin ördeklere denk geldik.



Gece manzarası ile Ortaköy Camii ve Köprü...



17 Eylül 2010 Cuma

Latte Tadında




Ağustos ayında Italyan acentalarının cogunluğunun kapalı olması ile sakin bir ay geçirdik. Sonra bayram tatili ile tembellik arttı. Ama bu hafta bayramda gelen talepleri yetiştirmek için çok yoğun bir hafta geçirdim. Tembelliğe alışmışım, çok yoruldum bu hafta.

Ama benim bir çözümüm var. Bu yorgunluğa  Bebek'de latte içmek, sonra yürüyüş  iyi gelir mi? Bence gelir. Mesaj yerine ulaşır mı? Bence ulaşmalı :)

Herkeze latte tadında güzel bir haftasonu dilerim

15 Eylül 2010 Çarşamba

Kavim


Ahmet Ümit'in okuyupta beğenmediğim hiç bir kitabı olmadı. Kavim de bunlardan biri. Sanırım yeni kitabı çıkana kadar okumadığım eski kitaplarını da bitireceğim. .

Kitap bir cinayetle başlıyor, olay yeri incelemesinde  kabzasında haç olan bir bıçak,  kutsal kitap bulunması sonucu,  cinayetin dini tarikatlarla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Devamında sürükleyici olaylar yaşanıyor. Ayrıntılı kitap özetlerini okumayı sevmediğim için uzun yazmıyorum ki süprizi kaçmasın. Polisiye sevenlere tavsiye ederim

13 Eylül 2010 Pazartesi

Bayram Dönüşü


Her zamanki gibi bu bayramda güzel geçti. Ziyaretlerde uzun zamandır görmediğim uzak akrabalara da denk geldim. Ama her hüzel şey gibi bitti ve rutine döndük. Bekleyen işlere bakarak tatil modundan çıkmaya çalışıyorum.

Daisy'nin bayram kıyafeti böyleydi, gerçi ziyaretlerde bize eşlik edemedi, ama oda süslendi. Herkeze iyi haftalar.

7 Eylül 2010 Salı

Güzel mi Çirkin mi?


Eve girince şirin birşey daha karşılasın bizi istedim. Bunu aldım yerleştirdim. Sonra eve ilk girişte hafif loşlukta, bununla gözgöze gelince kapıda korkuyla sıcradım. Rafta küçük birşey bana bakıyor, biran neye benzettim hiç anlatmıyım :) Şirin diye aldık acayip korkuttu beni. Alırken bu bana nasıl şirin geldi diye düşündüm hatta. Ama alıştım şimdi gene şirin gözüküyor.
Ama Daisy pek hoşlanmadı ondan. O yüzden yukarı rafa kaldırdık, birbirlerini görmüyorlar.

3 Eylül 2010 Cuma

Önce Sağlık


Bu hafta rahatsızlığım nedeni ile 2 tane serum yedim. Ağrım yüzünden iştahım da yoktu. Dün kesin kilo vermişimdir diye sevinçle tartıldım. Ama 1 kilo fazla çıktım. Bir daha çok mecbur kalmadıkça asla serum kullanmıyacağım :(

Birde ufak bir tavsiye. Özel sağlık sigortanız yoksa yaptırmanızı tavsiye ederim. Acil durumlarda  çok işe yarıyor. Geçen akşam serum ve testler için Acıbadem Maslak'da çok az bir tutar ödedik.

Önceki sene, eşim rahatsızlığı geçmeyince acile gitmiştik. Doktor zatürre teşhisi koydu ve direk yatış işlemlerini başlattı. O esnadan para düşünülmüyor tabiki. Ama genede 5-6 günlük tedavi sonrasında, faturayı ödememek güzel oluyor. Aylık ufak ödemelerle, beklenmedik durumlarda para düşünmeden rahatlıkla hizmetten faydalanabiliyorsunuz.

Herkeze  sağlıklı mutlu haftasonları dilerim.

31 Ağustos 2010 Salı

Haftasonu


Pazar günü Tırmanma Yarışını izlemeye gittik. İlk durak Polonezköy oldu. güzel bir cafe bulduk. Bu camın önünde asma altında güne başladık. Ama Polonezköy'de yapacak başka bir şey yoktu. sadece oteller ve restaurantlar var.  Gezilecek bir yer yok.


Sonra yarışı izledik.  Türkiye'de fazla ilgi gören bir spor olmadığını biliyoruz. Ama bu sefer ilgi bayağı azdı. İzleyici çok azdı.



Bulunduğumuz yer ormanlıktı. Yarışı izlerken arkadan bir ses geldi. Sonra bu tatlı kaplumbağayı gördük. Çok şirin birşey, özellikle yaprakları yerken çok sevimli gözüküyordu.