27 Haziran 2011 Pazartesi

Kızlar Gecesi


Cumartesi okul yıllarındaki ev arkadaşlarım bize geldi. Biri İstanbul'da olduğu için devamlı görüşebiliyoruz, diğeri ise şehir dışında yaşadığı için devamlı görüşemiyoruz.  Cumartesi geç saatlere kadar oturduk, eskilerden yenilerden konuştuk.  Konuştukça öğrencilik yıllarına gittim orda kaldım, şimdiye pek dönesim olmasada bugün gene iş başı yaptık. Falsız olmaz diyerek, kahve sonrası fallarımıza baktık.  Gece yatmaya karar verdik, ben odama gittim bir baktım içerden sesler geliyor, hemen yanlarına gittim. Malum ışıklar sönsede uykuya dalmadan önce yatarak yapılan muhabbet gecenin en zevkli kısmıdır :)  Dün akşamda tatil için  ikisi Fethiye'ye doğru yola çıktılar. Ben şimdi nasıl kıskanmıyım ki :(( Neyseki benim iznimede son 5 gün kaldı :))

Herkese güzel, keyifli ve hızlı gecçecek bir hafta diliyorum.

24 Haziran 2011 Cuma

Ben Çok Sevdim " Aklından Bir Sayı Tut "



Polisiye sevmeseniz bile bu kitabı çok seveceksiniz. John Verdon'un ilk kitabıymış, bu kitapla yazarın hayranı oldum. Başından itibaren merak uyandıran bir hikaye kitabı elinizden bırakamadan hemen bitirmenizi sağlıyor. Bu kitabı okuyun, okutturun derim. Tasvirleri de o kadar güzelki emekli dedektifin banliyödeki evine hayran kaldım, karısı ile berbaer karda dolaştım gibi geldi. Gözümde çok güzel bir fotoğraf canlandı, bende öyle bir ev istiyorum :)

Konusu kısaca çok güzel açıklanmış, bu yüzden direk kopyalıyorum:

Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Aklından herhangi bir sayı tut. 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı." Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir:

"Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin... Küçük zarfı aç."

"Aldıklarını geri vereceksin
Vermiş olduklarını aldığın zaman.
Biliyorum ne düşündüğünü,
Ne zaman uyuduğunu,
Nereye gittiğini,
Nereye gideceğini.
Seninle bir randevumuz var,Bay 658."

Veeee bugün Cuma herkese tatlı bir haftasonu diliyorum :))

23 Haziran 2011 Perşembe

Önce Anne Sonra Teyze

Yaklaşık 8 yıl önce ablamın kızı 4 yaşında ve ikinciye hamile ve son haftalarında doğuma az kalmış. Benimde evlenmeme 1 hafta var.  Teyzemler, annem hep beraber benim evimi yerleştiriyoruz. Sakar ben, aceleden veya telaştan yada heyecandan merdivenlerden düştüm. Yuvarlandım demek daha doğru olur. Kafamı da çarpınca herkez çok korktu. Kendime biraz zor gelince film çektirmek için, ablam ben ve aşkım hastahaneye gittik. Yeğenim arkamızdan ağlıyor. Anneannem sağolsun onu ne diye korkuttuysa, beni çok seven yeğenim  tercih yapmak zorunda kalıyor ve " ben teyzemi çok seviyorum ama biri ölecekse teyzem ölsün ben annemsiz yapamam diyor "

Neyseki hiç birimiz ölmedik, ama ben teyze ne kadar sevilsede gözden çıkarılabileceğini öğrenmiş oldum :))  Anneannem sağolsun hep böyleydi. küçüklüğümüzden beri onlardan her dönüşümüzde hep ağlar birde bakalım bir daha geldiğinizde beni bulabilecekmisiniz derdi. İlk aklım ermeye başladığı zamanlarda anneannemim bir hastalığı olduğunu ve bir daha göremeyeceğimi sanmıştım. Allah uzun ömür versin hala yaşıyor. Ve söyleminde devam ettiği için  biz artık bunun esprisini yapıyoruz.

Bu sözün bana öğrettiği tek şey sevdiklerimden ayrılırken bir daha göremeyebileceğimi aklımda tutarak elimden geldiğince kalp kırmayaya çalışmak.

Yeğenim ise annesini  çok sevmesine rağmen ona kızdığı zamanlarda  bana"keşke sen benim annem olsan" diyor. 12 yaşına yaklaştığı bu günlerde  aynı olay olsa sanırım ikimiz de ölmeyelim diye dua eder beni gözden çıkarmaz diye umut ediyorum :))

20 Haziran 2011 Pazartesi

Yeni Yaş



Bugün Pazartesi sendromum yok, çünkü bugün doğum günüm :))  Sendrom yok ama çok heyacanda yok. Eskiden günler öncesinden heyecan sarardı, ama 30'la  beraber bir bakıyorsunuz çok doğumgünü kutlamışsınız.  Artık  bende eskisi kadar heyacan kalmadı. Ama tabiki özel bir gün genede sabahtan mutlu uyandım. Ben doğumgünümde şık olmayı da seviyorum, o yüzden   bu sabah  elbisemi ve topuklu ayakkabıları giydim, ojeyi de yanıma aldım ofisde sürerim dedim. Her zamanki gibi öncelikle isteğim sağlıklı, huzurlu ve mutlu yeni bir yaş daha geçirmek. Geri kalan gerşey halloluyor nasılsa :)

Güzel, keyifli bir hafta dilerim :))

16 Haziran 2011 Perşembe

Tatil Kokuyorum


Ben bugün tatil kokuyorum.
Şimdi işteyim ama kolumu kıpırdattıkça tatil kokusu burnuma geliyor.
Sebebi ise dün akşam üstü güneş kremi sürmüş olmam.
Ne güzel bir hismiş bu sanki İstanbul'da değil de tatil kasabasındaymışım gibi.
Sanki ofisde değilde otelin business center'ında acil bir şey için b.sayara bakıyormuşum gibi.
Şu kapının arkasında otelin lobisi onunda ilersinde sahil varmış gibi.
Bu koku tatil ile bütünleşmiş.
Bir koku böyle güzel hayallere götürüyor işte.
Benim biran önce tatile çıkmam gerekiyor, şu 2 hafta çabuk geçse....

14 Haziran 2011 Salı

Gıcık Mim

Blogunu severek takip ettiğim sevgili  Cafe NoHut'dan güzel bir mim geldi. Nelere gıcık olduğumu merak etmiş. ben bu mimi çok sevdim canım teşekkürler :)  Hemen sıralamaya başlıyorum.
  • Otobusde, metroda evinde koltuğundaymış gibi yayılan insanlara gıcığım. Hele birde erkekse dahada gıcığım.
  • Yola tüküren, sümküren erkeklere gıcığım.
  • Merhabımı veya teşekkür ederimi cevapsız bırakan çalışanlara gıcığım.
  • Hayvanlara taş atan, kuyruğunu çeken, yaptığının kötü olduğunu anlayabilecek yaşta olan fakat devam eden çocuklara gıcığım.
  • Cips gibi yağlı şeyleri yedikten sonra elini yıkamayanlara gıcığım.
  • Benden habersiz planlarına beni dahil eden ama işim var dediğimde beni suçlu çıkaranlara gıcığım.
  • "beni bu trafiğe sokma şimdi" diyen aşkıma anlık bir gıcıklık hissediyorum ama  hemen geçiyor çünkü sevgim ağır basıyor :))))
  • Futbola gıcık oluyorum keşke lig diye birşey olmasa bende hafta sonu programını ona bağlı kalmadan yapsam.
  • Yüzüme gülüp arkamdan konuşanlara gıcık oluyorum.
  • Birde çok affedici olduğum için kendime gıcık oluyrum :)

Böyle yazmak iyi geldi rahatladım ben. Gıcık olduğum dahafazla şeyler vardır ama ilk etapta bunlar geldi aklıma hem abarttıkça ben gıcık gözükmeyim :)

Bu mimi sevgili Meyra'nın Gemisi , Seline Dair , Chilek ,  Ojeli Parmaklar  ve Annesinin Gülü'ne gönderiyorum. Zorlama yok ama yazdıkça iyi geliyor kızlar tavsiye ederim :)

10 Haziran 2011 Cuma

Güzel Bir Gün



Haftanın en güzel ikinci gününden günaydınnn, ilki de Cumartesi oluyor tabi. Eski işyerimde cumartesi güya erken çıkıyorduk. Saat 17:00'da çıkmak ne kadar erken sayılırsa tabi. O yüzden şimdiki işim için devamlı şükrediyorum. Grubumuz olmadığı takdirde hafta sonum tatil :)) tabi grup olursa h.sonu gündüz gece çalışmak zorundayız ama olsun oda zevkli oluyor. Bu yaştan sonra cumartesi de çalışmayı bu bünyem kaldırmaz :)

Ben bazı modaları geriden takip ediyorum. Mesela twitter önceden gereksiz bulduğum birşeyken 3 aydır kullanmaya başladım. Güncel konularla ilgili anlık bilgi almak çok iyiymiş. Ve tabi arkadaşlarla devamlı birarada olmak en güzeli. İzlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

Herkese keyifli neşeli  güzel bir hafta sonu dilerim :))