Bloga giribilmeyi başardığım nadir aanlardan birindeyim. Birşey yazamaz başkalarını okuyamaz durumdayım. Yasak kalktı ama bana hala devam ediyor sanırım. Son günlerde ne zaman açmak istesem malum kırmızı yazı ile karşılaşıyorum.
Bu hafta sonuna ait yazacğım başka bir yazı vardı. Ama fotoğraflar evde kalınca görselsiz bir anlama ifadee etmeyeceği için başka bir konuya geçiyorum. Yağmurlu bir gün; evde kalıp DVD izlemek için en uygun zamanlardan biri. Sevgili Selin'in tavsiyesi ile Don't Look Back'i haftalar önce D&R'da promosyonlu fiyattan bulunca hemen almıştım. İzlediğim en güzel gerilim filmlerinden biriydi. Jeanne evinde ve kendinde bazı değişiklikler farkediyor, fakat kendinden başka kimse bunları farketmiyor. Aynaya baktığında başka bir yüz görmeye başlayınca herşey daha da zorlaşıyor. Çok güzel kurgulanmış harika bir film. İtalya'da çekim yapılan sokaklara bayıldım. İzlemeyenlere kesin tavsiye ederim. Ve Selin'cim böyle güzel tavsiyeleri herzaman bekliyorum :))
Diğer film ise Inspection; sanırım çoğu kişi izlemiştir nedense biz izlemeyi ertelemişiz. Dom ve ekibi, uyku esnasında insanların bilinçaltına giriyor ve gizli bilgileri çalıyorlar. Yani hırsızlar :) Görüntüleri ve farklı konusu ile çok güzel bir filmdi. Bu filmdeki görüntüleri izlerken Muhteşem Yüzyıl'daki savaş sahnesi gözümün önüne geldi. Bilgisayar oyunlarındaki sahneler bile ondan daha gerçekci görünüyordu. O sahnelerden sonra Muhteşem Yüzyıl'dan soğumuştum zaten izlemiyorum artık.
21 Mart 2011 Pazartesi
15 Mart 2011 Salı
Alacakaranlık
Blog yasağı kalkıyormuş, bu haber son gunlerde aldığım en iyi haberdi. Arada kaçamak yapıp bloga bakmak istemek ama kırmızı yazı ile karşılaşmak kötüydü. Bir daha böyle bir sorunla karşılaşmayız umarım. Bende fotoğraf yükleyememe sorunu devam ediyor ama oda düzelir sanırım.
Bu arada ben yeni kitaplar okudum. Vampirlerle ilgili hikayeler ilgimi çekmiyor diye bu seriye hiç ilgi duymadım. Arkadaşımdan kitap alırken bunları tavsiye etti . Okuyarak bir önyargımı daha kırmış oldum. İlk üç kitabı arka arkaya okudum. Kitabın konusu malum; vampir Edward ile Bella'nın aşkı ve karşılarına çıkan sorunlar. Şimdi 4. kitabını arıyorum :) Bu seriyi sevsemde genede başka vampir konulu kitap okumayı tercih etmiyorum. Artık çok beyaz ten, soğuk tenli birilerini görürsem şüphe ile yaklaşacağım :)
Bu arada ben yeni kitaplar okudum. Vampirlerle ilgili hikayeler ilgimi çekmiyor diye bu seriye hiç ilgi duymadım. Arkadaşımdan kitap alırken bunları tavsiye etti . Okuyarak bir önyargımı daha kırmış oldum. İlk üç kitabı arka arkaya okudum. Kitabın konusu malum; vampir Edward ile Bella'nın aşkı ve karşılarına çıkan sorunlar. Şimdi 4. kitabını arıyorum :) Bu seriyi sevsemde genede başka vampir konulu kitap okumayı tercih etmiyorum. Artık çok beyaz ten, soğuk tenli birilerini görürsem şüphe ile yaklaşacağım :)
Etiketler:
Kitaplar
11 Mart 2011 Cuma
Süpriz :)
Ne gerek var dediğim çoğu şey zamanla ihtiyaç haline geliyor. Mesela evde internete gerek yok diyordum yıllar yıllar önce. Sonra bağlattık. Bilgisayar başka odada idi başına geçmek zor oluyor diye laptop gerekti. Sınırlı internet zamanla yetmez hale geldi sınırsıza geçtik.
Cep telefonunda internet ise bana göre tamamen gereksizdi. Evde işte, kime gitsen zatan var yoldada gerekmez diyordum. Taki geçen Cumartesi mailime bakmam ve grubun bir talebi için nette araştırma yapmam gerekene kadar hiç ihtiyaç duymamıştım. Internet cafelerde talep eksikliğinden kapanmış sanırım bende dışarıda olunca mecbur ofise geldim.
O günden sonrada cepten bağlanmak için internet paketlerini araştırmaya başlamıştım. Son birkaç aydır Blackberry aşkı gönlümde büyük bir yere sahipti. Ve dün eve gittiğimde teknosa kağıdına sarılı bir paket beni bekliyor. Kabını açarken tahminler aklımda uçuşuyor bu boylarda telefon olabilir ama ya başka marka ise hafif endişe ile açınca karşımda Blackberry'mi buldum :)) Benim için tam bir süpriz oldu. Bundan önceki telefonumu da aşkım süpriz almıştı ama ben alacağını tahmin etmiştim. Sanırım artık süpriz olayını tamamen öğrenmiş hiç açık vermedi. Çok çok güzel bir süpriz oldu.
Ben şimdi telefona ve cepten internet olayına alışmak için uğraşıyorum. Cumalar güzeldir ama bu Cuma daha da güzel :) Herkeze süprizli güzel bir hafta sonu diliyorum.
Cep telefonunda internet ise bana göre tamamen gereksizdi. Evde işte, kime gitsen zatan var yoldada gerekmez diyordum. Taki geçen Cumartesi mailime bakmam ve grubun bir talebi için nette araştırma yapmam gerekene kadar hiç ihtiyaç duymamıştım. Internet cafelerde talep eksikliğinden kapanmış sanırım bende dışarıda olunca mecbur ofise geldim.
O günden sonrada cepten bağlanmak için internet paketlerini araştırmaya başlamıştım. Son birkaç aydır Blackberry aşkı gönlümde büyük bir yere sahipti. Ve dün eve gittiğimde teknosa kağıdına sarılı bir paket beni bekliyor. Kabını açarken tahminler aklımda uçuşuyor bu boylarda telefon olabilir ama ya başka marka ise hafif endişe ile açınca karşımda Blackberry'mi buldum :)) Benim için tam bir süpriz oldu. Bundan önceki telefonumu da aşkım süpriz almıştı ama ben alacağını tahmin etmiştim. Sanırım artık süpriz olayını tamamen öğrenmiş hiç açık vermedi. Çok çok güzel bir süpriz oldu.
Ben şimdi telefona ve cepten internet olayına alışmak için uğraşıyorum. Cumalar güzeldir ama bu Cuma daha da güzel :) Herkeze süprizli güzel bir hafta sonu diliyorum.
Etiketler:
Birazda Benden
8 Mart 2011 Salı
Şaşkın
Grup gitti ama bende bittim. Arta kalan iş çok nerden başlayayım diye düşündüm bulamayınca bir mola verip bloga bakıyım dedim. Ama bakamadım blog yok!!! engellenmiş!!! Yoğunluk nedeni ile gündemden o kadar uzak kalmışım ki bana kötü bir süpriz oldu. Bloga alışınca onsuz olmak zor. Bir kaç kişi dışında kimsenin maili bende yok. Nasıl haberleşeceğim, güne blogları okuyarak başlamaya alışmışım nasıl olacak falan derken çalan telefonla işe döndüm.
Şimdi baktım blog gözüküyor Ama ben anlamadım bir açılıp bir kapanıyor mu? Çoğu kişinin benim gibi düşündüğünden eminim, blogsuz olmaz. Tek çözüm com veya net'e mi geçmek. Onlarlada uğraşması bana zor geliyor buraya alıştım artık.
Böyle cevapsız sorularla kaldım ben :(
Bu arada hepimizin Kadınlar Günü kutlu olsun.
Şimdi baktım blog gözüküyor Ama ben anlamadım bir açılıp bir kapanıyor mu? Çoğu kişinin benim gibi düşündüğünden eminim, blogsuz olmaz. Tek çözüm com veya net'e mi geçmek. Onlarlada uğraşması bana zor geliyor buraya alıştım artık.
Böyle cevapsız sorularla kaldım ben :(
Bu arada hepimizin Kadınlar Günü kutlu olsun.
25 Şubat 2011 Cuma
Geliyorlar ....
Bu hafta sonunu iyi değerlendirmek gerekiyor. Çünkü önümüzdeki hafta sonu full çalışacağım. Önümüzdeki cuma grubumuz geliyor. 304 kişilik İtalyan grup. Arada sadece 6 bay var gerisi bayan. Bayanları memnun etmenin biraz daha zor olduğu düşünülürse daha dikkatli olmak gerekiyor.
Haziran ayından beri bu grup için çalışıyoruz. Son haftalar iyice yoğunlaştı, turları, rehberleri, araçları, yemekleri, gala yemeği mekan süslemesi, toplantıları falan yoğun bir grup. Grup burda olunca devamlı onlarla oluyoruz, onlardan önce mekanlarda olup kontroller falan derken gece 2'de evde olup, sabah 8'de otelde olmak gerekiyor. Bazen eve gitmeye zaman kalmıyor, bende otelde kalıyorum. Bir keresinde toplantı grubumuz vardı. 4 gün boyunca otelden çıkmadan orda kalmıştım, bahçesine bile çıkacak vakit kalmamıştı. Son gün dışarı çıktığımda açık havaya hiç çıkmadığımı farketmiştim :)
Operasyonlar zevkli oluyor tek kötü kısmı onlar gittikten sonra dinlenme fırsatı olmadan çalışmaya decam etmek. 2 hafta tatil yapmadan çalışmış oluyorum :( Ama memnun ayrılmaları ve tur liderlerinin teşekkürleri yorgunluğu siliyor
Son kontroller ve yeni talepler dolayısı ile önümüzdeki hafta blogla pek ilgilenemem sanırım. Sizleri okumayıda özleyeceğim.
Herkeze güzel bir hafta sonu dilerim
22 Şubat 2011 Salı
Yeşil Peri Gecesi
Bu kitabın adı öncelikle ilgimi çekmişti. Yeşil Peri Türkiye'de satışı yasak olan Absent adlı içkinin adı imiş. Yasaklanmanın neden ise alkon oranı fazla olduğu için insanın hareketlerini kontrol edememesiymiş.
Kitapda adı geçmeyen lanetli güzelliğe sahip olan kahramanın hikayesi var. Güzelliği ile bazılarının nefretini kazanan annesi ve yakışıklı babası ile mutlu bir hayat sürereken babasının geçirdiği kaza ile kızın hayatı tamamen değişiyor. Ailesinin dağılması ile kendide dağılmayı seçiyor. Güzelliğini kullanarak kendince hayattan ve nefret ettiklerinden intikam alıyor. Okurken çoğuz zaman niye böyle yapıyorsun derken buldum kendimi. Hayat bize bir sürü seçenekler sunar doğruyu seçmek ise bize kalmış. Kahramanımız ise doğruyu pek bulamıyor.
Kitap sürükleyici kısa sürede okuyunuyor. Sadece "aşkımızın ipini çektiğimiz gece" ifadesi çok fazla kullanılıyor. Tamam önemli bir gece ama buna benzer bir kaç tekrar daha var, sayfa sayısı biraz daha az olabilirmiş. Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabıydı, dilini beğendim.
Etiketler:
Kitaplar
21 Şubat 2011 Pazartesi
Küçük kız
Güzel ama uykusuz bir haftasonundan sonra sabah hala ayılamamaıştım. İlkokul 1'e veya 2'ye giden sevimli bir kız çocuğunun sinirli annesi ayılmama vesile oldu. Sabah mahmurluğu ile okula gitmek istemeyen kız çocuğunun mızmızlığına ufak çaptaki aksiliğine dayanamayan annesi çocuğa bir tokat attı. Çocuk alışkın sanırım ki tepkisinde bir değişiklik olmadı. Ama ben tamamen ayıldım, ne olursa olsun başkalarının yanında çocuğa vurulmaması gerekir. Bazen çocuklar annenin sinirlerini zorlayabilir ama karşılığı bu olmamalı. Heleki devamlı bu yöntemi kullananlarda zamanla alışkanlığa dönüşüyor ve çocuk umursamıyor.
Sabah sabah aklım çocukda kaldı, popoya şaplaklar olabilir ama surata tokat kaç yaşında olursa olsun onur kırıcı birşey bence. Hem çalışıp hem çocuk büyüten annelerin işi zor tabiki ama çözüm bu olmamalı .
Bugün için yazacak başka şeylerim vardı ama yazamadım. Herkeze iyi haftalar dilerim.
Sabah sabah aklım çocukda kaldı, popoya şaplaklar olabilir ama surata tokat kaç yaşında olursa olsun onur kırıcı birşey bence. Hem çalışıp hem çocuk büyüten annelerin işi zor tabiki ama çözüm bu olmamalı .
Bugün için yazacak başka şeylerim vardı ama yazamadım. Herkeze iyi haftalar dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




