7 Eylül 2010 Salı

Güzel mi Çirkin mi?


Eve girince şirin birşey daha karşılasın bizi istedim. Bunu aldım yerleştirdim. Sonra eve ilk girişte hafif loşlukta, bununla gözgöze gelince kapıda korkuyla sıcradım. Rafta küçük birşey bana bakıyor, biran neye benzettim hiç anlatmıyım :) Şirin diye aldık acayip korkuttu beni. Alırken bu bana nasıl şirin geldi diye düşündüm hatta. Ama alıştım şimdi gene şirin gözüküyor.
Ama Daisy pek hoşlanmadı ondan. O yüzden yukarı rafa kaldırdık, birbirlerini görmüyorlar.

3 Eylül 2010 Cuma

Önce Sağlık


Bu hafta rahatsızlığım nedeni ile 2 tane serum yedim. Ağrım yüzünden iştahım da yoktu. Dün kesin kilo vermişimdir diye sevinçle tartıldım. Ama 1 kilo fazla çıktım. Bir daha çok mecbur kalmadıkça asla serum kullanmıyacağım :(

Birde ufak bir tavsiye. Özel sağlık sigortanız yoksa yaptırmanızı tavsiye ederim. Acil durumlarda  çok işe yarıyor. Geçen akşam serum ve testler için Acıbadem Maslak'da çok az bir tutar ödedik.

Önceki sene, eşim rahatsızlığı geçmeyince acile gitmiştik. Doktor zatürre teşhisi koydu ve direk yatış işlemlerini başlattı. O esnadan para düşünülmüyor tabiki. Ama genede 5-6 günlük tedavi sonrasında, faturayı ödememek güzel oluyor. Aylık ufak ödemelerle, beklenmedik durumlarda para düşünmeden rahatlıkla hizmetten faydalanabiliyorsunuz.

Herkeze  sağlıklı mutlu haftasonları dilerim.

31 Ağustos 2010 Salı

Haftasonu


Pazar günü Tırmanma Yarışını izlemeye gittik. İlk durak Polonezköy oldu. güzel bir cafe bulduk. Bu camın önünde asma altında güne başladık. Ama Polonezköy'de yapacak başka bir şey yoktu. sadece oteller ve restaurantlar var.  Gezilecek bir yer yok.


Sonra yarışı izledik.  Türkiye'de fazla ilgi gören bir spor olmadığını biliyoruz. Ama bu sefer ilgi bayağı azdı. İzleyici çok azdı.



Bulunduğumuz yer ormanlıktı. Yarışı izlerken arkadan bir ses geldi. Sonra bu tatlı kaplumbağayı gördük. Çok şirin birşey, özellikle yaprakları yerken çok sevimli gözüküyordu.

24 Ağustos 2010 Salı

Kitapkolik.net


Kitap severler için güzel bir haberim var. Kitapkolik.net adlı sitenin kitap ödüllü bir yarışması var. Detaylar için aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Yarışmaya katılmak için son gün 05.09.2010

http://www.kitapkolik.net/kitapkolik-net-kitap-odullu-yarisma

23 Ağustos 2010 Pazartesi

7. yıl

Doğru kelimleri bir türlü bulamadım, yazıyorum siliyorum. Herşey yetersizmiş gibi geliyor.  Üniversite yıllığımda, bir akadaşım "gözlerin her zaman aşkından bahsederkenki gibi ışıl şıl olsun" diye yazmıştı. Bu tabir çok hoşuma gidiyor,  10 yıllık beraberliğimizde o ışıltı hiç geçmedi, ne zaman seninle ilgili konuşşsam gözlerim her zaman parlıyor.

Bugün evliliğimizde 7. yılımızı doldurduk. Dualarımda sağlık, huzur ve mutluluk isterdim. üçüne de sahibim seninle. Benim hayatım seninle anlam buldu. Akşam eve dönerken seni göreceğim için hala heyecanlı ve mutlu olmam doğru kişiyi bulduğumu gösteriyor. Etrafımızdakilerin dediği gibi, biz hiç değişmedik hala ilk günkü gibi seviyoruz birbirimizi.

Ufak tartışmalar olsada, saygıyı sınırlarını hiç aşmadık. Kariyer, para, mülk hiçbiri önemli değil. Benim ihtiyaçım olan şey,  her sabah gözümü açtığımda seni görmek ve akşam sana baktıktan sonra uykuya dalmak. Sen yanımda olduktan sonra bir şeylere sahip olmanın anlamı var.

Seviyorum demek yetersiz kalır, ben ancak seninle beraberken nefes alabilirim, seninle yaşayabilirim. Başka bir seçenek yok çünkü. Son nefesimize kadar hep beraber varolalım bu dünyada ...

20 Ağustos 2010 Cuma

İstanbul Hatırası



Ahmet Ümit'in okuduğum diğer kitapları gibi bu kitabını da beğendim. Bence tek eksik yanı kriminal araştırmalardaydı. Çok fazla CSI tarzı dizi ve kitap okuduğum için bu eksikliği hissettim sanırım. Küçük bir ip parçasından, kağıttan çalışmalar sonucu buldukları şeyi gördükten sonra, kitapta eski polis yöntemleri daha baskın gibi geldi.


Kitapda  İstanbul'daki tarihi yapılar hakkında ayrıntılı bilgiler var . Hatta İstanbul'un Roma dönemi öncesine dair bilgi bile edindim. İstanbul'un eşşiz tarihini gözler önüne sererek  bu şehri daha da çok sevdiriyor.

Okuduktan sonra İstanbul'un ve yapıların tarihi hakkında söyleyecek sözleriniz artıyor ve şehre daha farklı bir gözle bakıyorsunuz.

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Kaş

Kaş'ın eşşiz manzarası girişinden itibaren sizi karşılıyor. Küçük şirin bir kasaba, burda kalmayıp tura çıkarak çevre koyları gezmeye karar verdik. Tekne turu için alternatif çok. Ama Safari Tur'u tavsiye ederim. Fiyatı uygun, tekneleri çok şık, personel işini severek yapıyor, sizinle ilgileniyor ama sizi sıkmıyor.

Batıkkent'te denize girilmiyor, tekne ile yakınından geçiyorsunuz. Likyalılar'dan kalma bir kent depremler yüzünden zamanla sular altında kalmış



Kaleköy küçük şirin bir köy, ulaşım sadece tekne ile yapılıyor. Burda kalmayı istemiştik fakat çok sakin geldi. Tekneden indiğiniz anda hareket başlıyor, bilezik satan çocuklar çevrenizi sarıyor. Birde ada çayı ve kekik satan amcalar var. Güzel balıkçı restaurantları var, fakat fiyatlar yüksekmiş. Tekneler ayrıldıkça sakinlik geri dönüyor.


Kaleden manzaralar







Benim en sevdiğim Yağlıca Koyu, denizin rengine bayıldım. Hatta tur broşürlerinde gördüğüm resim tura katılmamda en büyük etkendi.





Bu küçük beyefendi de teknenin maskotu olan "Recep". Çok konuşkan, sevimliliği ile her işini halleden, çok tatlı bir çocuk. Yeleği, gözlüğü ve paletleri ile şirinliği artıyor :)