14 Mayıs 2010 Cuma

Bizim Balkon


Bu manzara bizim balkondan. Bahçeköy'de oturuyor olmanın en iyi yanı, ev ön hizada olunca böyle bir manzaraya sahip olabilmek. Başkada bir artısı yok buranın :)  Bu sene kurs yüzünden Temmuz'a kadar balkonun keyfini ne kadar çıkartabiliriz bilmem. Haftada 3 gün olan kurs 4 e çıkıcak. 10:30 gibi eve gelince balkona çıkıcak hal bile kalmıyor insanda.
Bu sene balkonu biraz renklendirmek istiyorum, renkli saksılar ile. Birde renkli sandalyeler istiyorum. Ama onlar dar diye eşim istemiyor. Hem renkli, hem geniş hem rahat sandalyalerden bulabilir miyim acaba ?

13 Mayıs 2010 Perşembe

Sweet Blog


Sevgili Pastel  ve Şeker Perisi beni tatlı blogger olarak seçmiş. Öncelikle teşekkür ediyorum. Kendisinin boluguda benim izleyicisi olduğum ve severek takip ettiğim keyifli bir blog.


Kurallara geçelim,


Bu ödülü 10 tatlı blogger'a gönderin.


Bu ödülle ilgili bir post yazın fotoyu ve ödülü göndereni yazın.


Ödülü blogunuza koyun.


Ödüllendirdiğiniz 10 kişiyi yorumla bilgilendirin.

http://stuven.blogspot.com/   
http://ehali.blogspot.com/
http://zizimbizim.blogspot.com/
http://duslerdenizi.blogspot.com/ http://zeynebinkelebekleri.blogspot.com/
http://fotografpenceremden.blogspot.com/
http://hayatiminrenkleri.blogspot.com/
http://lucywiththediamonds.blogspot.com/
http://annesiningulu.blogspot.com/
http://trendyandfriendly.blogspot.com/
http://www.haydins.com/

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Yeniler


Dün akşam kurs olmayınca, bizde direk eve gidince, yeni silikon kalıbımı deneme fırsatım oldu. Genelde yaptığım ıslak keki denedim. Bu keki borcamda yaptığımda ince oluyor, sosunuda dökünce browniye benzer bir tadı oluyor. Bu kalıplarda ise iyice kabarıp özüne dönerek ıslak kek oldu. Tadı güzeldi ben görüntüsünü de beğendim. Bir dahaki sefere kalıplara biraz daha az döküp bir de öyle deneyeceğim.

Evimizde yeni olan bir şey daha var artık. Aşkım çooook uzun zamandır,  dslr makina istiyordu. Ben ise gereksiz görüyordum. Ama bir arkadaşımızın 50d si ile çektiğimiz resimler ve dslr kullanan bloglardaki resimlerin netliğini, güzelliğini gördükten sonra ona hak vermeye başladım.  50d 'den ikna yolu ile vazgeçirerek canon 450 sahibi olduk. O çekeceği resimler için mutlu, ben blogumda net resimler olucağı için mutluyum :) Hem daha sonra 450 bana kalır, ona 50 d alırız, gene ikimiz de mutlu oluruz :)

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Mini Tur


 Sultanahmet tarafına gitmeyeli uzun zaman olmuştu.  Havanın güzel olmasından da faydalanıp, Topkapı Sarayı ve Ayasofya'yı gezdik.  Öncesinde 20 TL'ye müze kart aldık. 1 yıl boyunca tüm müzeleri ücretsiz gezebiliyorsunuz. Çok ekonomik oluyor :)
 Bütün gün aç kalınca, Eminönü'ne indiğimizde teknelerden ilk defa balık ekmek yedim. Genelde tezgahlardan bir şey yemem. Ama çok aç olduğum için mi bilmiyorum, çok lezzetli geldi. Bundan sonra ordan hep yiyebilirim. Galata Köprüsü'nün altında da bir şeyler içmek için bir mola verdik ve turu bitirdik.
  Bir dahaki sefer Yerebatan ve Arkeoloji Müzesi'ni gezicez. Sıcaklar bastırıp klimalı yerlere kaçmaya başlamadan önce bu havaları değerlendirmek gerek.

6 Mayıs 2010 Perşembe

Anketör




Geçen gün iş çıkışı eşimle buluşucam, tam arabaya binmek üzerekyen, 2 tane kız yanıma geldi. "bebek bezi kullanıyor musunuz?" dedi. Soruyu algılamaya çalışırken, hayır dedim ama bir yandan aklımdan düşünüyorum. ben bebek bezi kullanıyor muyum diye. Sonra bebeğiniz yok mu yani dediler. yok deyip arkamı döndüm.
Bunlar sözde anketörmüş, bir mibüsle getirmişler bunları, içinden 20 kişi falan inmiş ellerinde dosyalarla.
Bu nasıl bir iletimşizliktir ben anlayamadım. Bir anketör düzgün cümle kurabilmeli, konuya nasıl giriş yapıcağını bilmeli. Firmaya yazık bunlar hiç anket yapamaz bence. Eşim görmüş, benden önce pusette bebeği ile geçen kadınada aynı soruyu sormuş, kadın bir bebeğine bakmış, bir kıza yok kullanmıyoruz deyip yürümüş.
Aslında bende sorunun şokuyla doğru cevabı veremedim, öyle bir soruya 27 yıl önce bıraktım bebek bezi kullanmayı falan demeliydim.

4 Mayıs 2010 Salı

Vitrinden Dolaba Dönüşüm


Yemek odamızı alırken,  satıcının gümüşlük diye adlandırdığı, aslında vitrinin biraz küçüğü bir mobilyamız oldu. Uzun süredir salonda fazlalık gibi durmaya başladı. Ama atmayada kıyamadım.

Yatak odamdaki dolaba artık sığamadığım için, raflı bir dolap daha eklemek istiyordum. Yemek odası ile yatak odasındaki mobilyalar aynı renk olunca, vitrinin camlarını kağıt ile kaplayarak yatak odasında kulllanmaya başladım. Böylece hem salonumda yer açıldı, hemde yeni dolap masrafından kurtuldum.

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Haftasonu


Stor yaptırırken en tedirgin eden şey yıkama işlemiydi. Taktırırken öğrenmeye çalıştım. Ama genede 6 ay boyunca, takamam diye yıkamadım. Cumartesi günü perdelerin renk değiştirdiğini farkedince yıkamak şart oldu. Yıkadım, ütüledim ama takamadım :) İmdadıma becerikli eşim yetişti. Maç seyretmesine rağmen, büyük bir centilmenlik göstererek takıp ayarınıda yaptı. Artık her ay yıkayabilirim perdelerimi :)

Pazar günü ise sevgili Ayşen ve Hilal'in organize ettiği blog yazarları buluşmasına gittim. Kahvaltı eşliğinde güzel bir gün geçirdik. Hem izlediğim blog yazarlarıından gelenler ile tanıştım hemde yeni blog yazarı arkadaşlarım oldu. Hepinizi tanıdığım için çok memnun oldum. Bir dahaki buluşmayı sabrsızlıkla bekliyorum. Makina götürmeyi unuttuğum için maalesef fotoğraf çekemedim.

Yazıya ek: Burcu'dan gelen resimle yazı resimsiz olmaktan çıktı. Teşekkürler Burcucum:))