4 Şubat 2010 Perşembe

Bu kitabı bitirmeliyim artık



Yazdan beri polisiye ve gerilim kitaplarına sarmıştım. Sonra içimdeki caniyi uyandırmamak adına ara verip tarih romanlarına geçtim. Sonra tekrar polisiye- gerilime dönüp Şeytan Yemini'ni okumaya başladım. Aynı yazarın Koloni adlı kitabını beğenmiştim, buna güvenip bu kitabını da aldım. Kitabı sevdim mi elimden bırakamam, çorbayı  karıştırırken bile okurum. Ama bu kitaptan 2  haftada 40 sayfa okuyabildim sadece. Kitap bir türlü ilerlemedi, kitabı elime alıyorum  2-3 sayfa sonra bırakıyorum.  Bir de kötü bir huyum var, başladığım kitabı okumadan bırakamam. Okunmak için bekleyen kitaplarım var sırada, bitiriyim artık ben bu kitabı, belki 40. sayfadan  sonra konusu daha akıcı olur.

2 Şubat 2010 Salı

Boğaz Manzarası


Yurt dışından incentive gruplar getiren bir acentanın operasyon departmanında çalışıyorum. Yazın bir grubumuzun konaklaması ve toplantısı Çırağan Kempinski Hotel'de gerçekleşti. Genelde oteller acentalara da 1 oda verirler. Çırağan'da odamız yoktu fakat 1 odamızın boşa çıkması sonucunda oda bana kaldı :)) Ben orman manzarasını severim, boğaz manzaralı bir ev hayalim hiç yoktu. Ama Çırağan'da kaldıktan sonra Boğaz manzaralı evde yaşayanlara çok özendim. Gece Boğaz'ın manzarasına karşı uyuyup, sabah gözünüzü açtığınızda Boğaz'ı görmek çok farklıymış. Belki de bu yüzden artık sıkılmama rağmen Aşk-ı Memnu'yu seyretmekten vazgeçemiyorum. Sırf yalının manzarası için.

1 Şubat 2010 Pazartesi

Eminönü


Nihayet bu hafta sonu Eminönü'ne gidebildik. Kapalı çarşı, tahtakale, şark han vb çoğu hanları pasajları gezdik. kurs için kumaş, DIY projeleri için de kurdela, dantel, tül, tüy vb şeyler aldım. Artık üretmeye hazırım :) ilk yapmayı düşündüğüm şey yeğenim için taç ve Hamarat Diva'da Hesionka'nın yaptığı  gözlük camından broş. Çok güzel gözüküyorlar, bayıldım.  Okurken kolay gibi gözüküyor, bakalım deneyeceğiz artık :)

Cumartesi günü Eminönü'ne gitmeyi düşünenlere arabasız gitmelerini tavsiye ederim. Biz ancak Cağaloğlu'nda 4-5 katlı bir otoparkda 2-3 tur attıktan sonra şansımıza 1 arabanın çıkması ile yer bulabildik.

31 Ocak 2010 Pazar

Lüküs Hayat

Bunca yıldır sahnenelen bir oyunu seyretmek Cuma akşamına kısmet oldu.  Hafta içi seyretmek için biraz uzun. 20:30'da başlayan oyun 00:30'da bitti. Oyun 3 perde, ben 2. perdede biraz sıkıldım, ama genel olarak çok güzel bir oyundu. Oyun sonunda, bütün seyirciler dakikalarca ayakda alkışladı.

28 Ocak 2010 Perşembe

Daisy


Daisy'nin küçük göründüğüne bakmayın, o artık 9 yaşında yetişkin bir köpek. Öğrencikyen almıştık, evlendiğimizde kısa bir süre bizden ayrıldı sonra gene birleştik. Çok tatlı bir köpek, tek istediği devamlı kucakta oturmak. Buda beni yoruyor çoğu zaman neyseki eşim  onu çok seviyor da benim eksikliğimi kapatıyor. İş dönüşü onunla uğraşmak bile zor geldiği için, hem çalışıp hem çocuk büyüten anneleri çok takdir ediyorum.

26 Ocak 2010 Salı

Tembelliği Bırakıp Spor Yapmalı



Üniversite yıllarında ev arkadaşım ve eşim( ozaman erkek arkadaşımdı)  ile otelin fitness center ına kayıt yaptırmıştık. İlk hafta bisiklet  ve yürüme bandını kullandım. Son 2 hafta ise sadece masa tenisi ve kapalı havuzunu tercih ettim.  3 haftanın sonunda da tamamen bıraktık.  Ben zaten zayıftım ama çıkışlarda yol üzerindeki pidecide yediğimiz pideler ve iskenderler yüzünden kilo almaya başlamıştım :)) Bir daha da bana göre değil, nasılsa bırakırım diye hiç gitmedim. Ama artık yaş 29 olunca spora başlamanın vaktidir diye düşünüyorum. Zayıflamak için değilde vücud dinç kalsın diye.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Dinmeyen Alkışlar


Cahide Sonku'nun hayatının anlatıldığı bir oyun. İlk perdede biraz sıkılsamda, ikinci perdenin sonlarına doğru Cahide'yi canlandıran Aslı Seçkin'in performansı için bile seyredilir. Cahide Sonku'nun son günlerindeki yanlızlığını, sahnelere ve alkışlara olan özlemini o kadar iyi yansıttıki, bütün alkışlar Cahide'ye gitti.