11 Kasım 2011 Cuma

Bir Kedi ve Ben

14 - 15 yaşlarındayken bir sabah okula gitmek için evden çıktım. Apartmanın kapısını açacakken kapı önünde bir kedi görünce apartmanda mahsur kaldım :) Hemen babanneme seslendim, 5. kattan yoldan geçen bir adama seslendi "yavrum çocuk okula gidecek, kediden korkuyor kapıdaki kediyi alır mısın?" dedi. yardımsever adam kediyi alıp kapıdan çıkan beni görünce gülmeye başladı. Korkuyor deyince hayalinde küçük bir kız vardı sanırım :)

Ve bu sabah yaş 31 ofise gelirken, apartmanın önünde gene bir kedi var. Bu sefer daha cesurum kendim göndermeye çalışıyorum ama kedi etrafımda döndükçe, korkum ağır basmaya başlıyor. Gene yoldan geçen bir adamcağız kediyi alıyorda ben sağ salim apartmana girebiliyorum.

Benim böyle kedi maceralarım çoktur. Açık alanda otururken kedi kollamaktan yorgun düşerim. En sevmediğim kısımda "kedi seni yemez" lafıdır. Hayvanları sevmek kadar onlardan korkanlara da anlayış göstermek gerek.  Evde bir köpeğimiz olduktan sonra korkum biraz azaldı. Artık kedi görünce kaldırım değiştirmiyorum :) Ama köpekten de korkanlar olduğu için dışarıda tasmasız gezdirmiyoruz.  Yanından geçerken çeker misiniz diyenlere birşey yapmaz demiyoruz. Karşılıklı anlayışlı olmak gerek.

Ve bugün Cuma, neşeli güzel bir haftasonumuz olsun :))

11 yorum:

cafenoHut dedi ki...

Seni çooooook iyi anlıyorum:)

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

:))
ama sizin oranın kedileri de azman gibi. Kardeşin bahçesine bir tanesi geliyor. Korkulur :D

Serkan SATI dedi ki...

Kız kardeşimde de aynı sorun var. Bir gün nasıl düşünemediysem, onu İzmir Bostanlıdaki Balıkçı Barınağına götürdüm. Masadaki siparişlerimizin hepsini oracıkta bırakıp hesabı ödeyip gitmek zorunda kaldık.Çünkü oradaki kedi popülasyonu hayli fazlaydı... Sizi anlıyorum zor gerçekten...

Hande dedi ki...

CafenoHut; çeken bilir canım :))

Baharcım; bir tane dobiş bir kedi var bizim orda kesin odur. Onun hiç korkusuda yok :)

Serkan Satı; bizim gibiler için balık restaurantların çoğu tam bir kabus :)

Hande dedi ki...

Bahrcım, birde aklıma geldi, bu sabahki kedi bizim ordakine çok benziyordu acaba beni iş yerime kadar takip mi etmiş :))

zeynep dedi ki...

Ahh sende benim gibisin Hande..Anadolu yakasında salaş çok güzel bir balıkçıya gitmiştik eşimle..yemeği resmen zehir etmiştim ona..ay ayağımın altından geçti, ay geldi ay geçti diye.. sevmemek değil asla huylanıyorum böyle ne biliyim senin yazdığın gibi işte:)

Hande dedi ki...

Zeynepcim, benim eşim alıştı artık ben birden zıplamayım diye etrafı kolaçan edip beni uyarıyor. Çok zor bu dum :)

didem dedi ki...

Sorma ben de kopeklerden cok korkuyorum . Hele burada hemen herkesin evinde kopek var daha kapiyi caldigin gibi evsahibinden once kopek firliyor...Tam benlik!

Hande dedi ki...

Didemcim, neyseki kedilerin köpekelr gibi heyecanlı koşturmaları yok. Senin işin biraz daha zor canım :(

Adsız dedi ki...

:))) ama o kedicik ayağınızın altında dolanırken aslında başını okşamanızı ya da bir parça yiyecek vermenizi beklemiş. Demekki sizden çok iyi bir elektrik almış, size güvenmiş ki o kadar yaklaşıp sizden ilgi sevgi beklemiş. Korkmak doğal (ben de büyük köpeklerden bazen korkarım mesela) ama kedileri biraz tanımaya gayret ederseniz, sizin açınızdan rahat olur. Yoksa her yer kedi, hayat böyle geçmez eziyet olur. Google'dan bile araştırsanız yeter. İçiniz biraz olsun rahatlar belki. Köpekten korkmuyorsanız kediden hiç korkmazsınız zaten. Çünkü kedilerin çeneleri köpeklerinden çooook daha minik ve güçsüzdür. Dişleri de insan cildine zarar veremiyor. Benim kedim var ve bazen deliler gibi dövüş oyunları oynuyoruz. Kudurtuyorum onu, olanca kuvvetiyle ellerimi ısırıyor deliriyor ama saat izi yapmaktan ileri gidemiyor. Son derece güçsüzler ve çok çok hayati bi mesele olmadıkça savunmaya geçmezler, geçseler de güçleri anca kendileri gibi ufak hayvanlara yeter. Kediler kavgadan, yüksek sesten, sert hareketlerden nefret ederler. Munis, yumuşak ve sevgiye düşkün hayvanlardır. Azıcık sesinizi yükseltseniz sizden hemen uzaklaşırlar. Ben kedimin tüylerini biraz sert okşasam hemen kalkıp başka koltuğa oturur (sokak kedileri de aynen hemen uzaklaşıyor, denedim). Kaldı ki hiç bir kedi durduk yere bir insana saldırmaz. Siz hiç insana saldıran kedi duydunuz mu :)) Böyle bişeyi gözümle görsem inanmam. Gariban hayvanların tek derdi karınlarını bir parça ekmekle doyurup hayatta kalmak. Onları korkulacak veya çekinilecek bir şey değil de zavallı ve sevgiye aç varlıklar olarak görmeye çalışmak lazım. İnanın tanıdıkça küçük birer çocuktan farkları olmadığını göreceksiniz.. Gerçekten çok zavallılar ve bize ihtiyaçları var. Onlar da tıpkı bizler gibi mutlu oluyor, korkuyor, endişeleniyor, strese giriyor.. Hatta biliyor musunuz, sokak kedilerinin çok büyük bir kısmı kan kanserinden ölüyor, geri kalanlarını da bizler arabalarımızın altında öldürüyoruz :( Kim bilir ne acılar çekiyorlar. Hangimizin ruhu duyuyor.. En uzun yaşayan sokak kedisi 2 yıl yaşıyor. Onları görmezden gelmeyelim lütfen yüreğimizde tüm canlılara yer olsun. Sevgiyle kalın.

Hande dedi ki...

Sevgili adsız, zaman ayırıp bu kadar ayrıntılı yazdığın için teşekkür ederim :) bana terapi gibi geldi, düşündükçe yazdıklarında çok haklısın. Köpeğim olupta kediden korktuğumu duyunlar ufak çaplı bir şaşkınlık yaşıyor :) Pitbull'dan bile korkmayıp sevmişliğim vardır :)
En büyük dileklerimden biri bu korkudan kurtulmak, çünkü günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor. Pskikolojikman kendimi hazırlamaya çalışıyorum. İlgin için teşekkürler :)